DOLAR 47,4209 0.06%
EURO 54,6540 0.44%
ALTIN
BITCOIN 30779370,70%
İstanbul
27°

AÇIK

kftreklam
Avdagiç’ten AB Mesajı: “Türkiye’nin Üyelik Müzakereleri Uzatım Müzakerelerine Dönüşmemeli”
27 okunma

Avdagiç’ten AB Mesajı: “Türkiye’nin Üyelik Müzakereleri Uzatım Müzakerelerine Dönüşmemeli”

ABONE OL
30/07/2026 14:29
Avdagiç’ten AB Mesajı: “Türkiye’nin Üyelik Müzakereleri Uzatım Müzakerelerine Dönüşmemeli”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üyelik sürecinin yeniden canlandırılması gerektiğini belirterek, “Üyelik müzakereleri yeniden canlandırılmalı ve Türkiye’nin katılım sürecine somut ve yeni bir perspektif kazandırılmalı” dedi. Avdagiç, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbestliği sürecindeki adımların hızlandırılması çağrısında bulundu.

“GÜMRÜK BİRLİĞİ’NDE MEVCUT ADIMLAR HIZLANDIRILMALI”

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, İTO’nun temmuz ayı Meclis toplantısında iş dünyasının gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Avdagiç, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin ekonomik ve ticari boyutuna dikkat çekerek, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, ekonomik ve ticari entegrasyonun derinleştirilmesi ve vize serbestliği sürecinde kalan kriterlerin tamamlanması konusunda daha hızlı adımlar atılması gerektiğini söyledi.

Avdagiç, “Başlangıç olarak Gümrük Birliği’nin güncellenmesinde, ekonomik ve ticari entegrasyonun derinleştirilmesinde, vize serbestliği sürecinde kalan kriterlerin tamamlanmasında ivedi adımlar atılmasını, mevcut adımların da hızlandırılmasını bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE AB’YE KENDİ VARLIĞIYLA DEĞER KATAN ÜLKE OLMALI”

Türkiye’nin AB’ye tam üyelik müzakerelerine yeni bir perspektif kazandırılması gerektiğini vurgulayan Avdagiç, müzakere sürecinin sürekli uzayan bir yapıya dönüşmemesi gerektiğini belirtti.

Avdagiç, Türkiye’nin AB yapısı içerisinde kendi ekonomik ve stratejik kapasitesiyle değer üreten bir ülke konumuna gelmesi gerektiğini ifade ederek, üyelik müzakerelerinin yeniden canlandırılması çağrısında bulundu.

“3 TEMEL DÖNÜŞÜM ALANI ÖNE ÇIKIYOR”

Türkiye’nin stratejik vizyonunun oluşturulmasında üç temel dönüşüm alanının öne çıktığını belirten Avdagiç, bunları “jeostratejik konumun jeoekonomik güce dönüşmesi, üretim ekonomisinin teknoloji ekonomisine evrilmesi ve transit ülke kimliğinin karar verici merkez ülke konumuna taşınması” olarak sıraladı.

Sanayi politikasının bu dönüşümün kritik unsurlarından biri olduğunu belirten Avdagiç, Türkiye’nin orta-yüksek ve yüksek teknoloji üretimine odaklanan daha seçici ve stratejik bir sanayi yapısına yönelmesi gerektiğini söyledi.

Avdagiç, böyle bir dönüşümün sanayiyi yalnızca ekonomik büyümenin motoru olmaktan çıkararak Türkiye’nin jeopolitik etkinliğinin üretildiği alanlardan biri haline getireceğini ifade etti.

“KÜRESEL EKONOMİ KALICI BİR BELİRSİZLİK REJİMİNE YERLEŞTİ”

Küresel ekonomideki gelişmeleri de değerlendiren Avdagiç, yılın ikinci yarısına girilirken ekonomik sistemin daha kalıcı ve katmanlı bir belirsizlik ortamına girdiğini belirtti.

Avdagiç, artık temel meselenin krizlerin yaşanıp yaşanmaması değil, krizlerin ekonomik sistemin doğal bir parçası haline gelmesi olduğunu söyledi.

Enerji piyasalarının bu dönüşümün merkezinde bulunduğuna dikkat çeken Avdagiç, Hürmüz Boğazı çevresindeki jeopolitik risklerin petrol ve doğal gaz fiyatları üzerinde etkili olduğunu, enerji fiyatlarında yeni bir taban oluştuğunu kaydetti.

ENFLASYONLA MÜCADELE PROGRAMINA DİKKAT ÇEKTİ

Son üç yıldır uygulanan Enflasyonla Mücadele Programı’nın önemli kırılganlıkları azaltırken ekonomide dengeleme etkisi oluşturduğunu belirten Avdagiç, sıkı para politikasının iç talep kaynaklı enflasyonist baskıları yavaşlattığını ve fiyatlama davranışlarında kademeli normalleşme sağladığını ifade etti.

Finansal istikrar açısından risk primindeki gerileme ve portföy akımlarındaki dengelenmenin de dış kırılganlıkların azaltılmasına katkı sunduğunu belirten Avdagiç, bu kazanımların kalıcı hale gelmesi için para politikasının mali disiplin ve yapısal reformlarla desteklenmesi gerektiğini söyledi.

“PARA POLİTİKASINDA ERKEN GEVŞEME ALANI SINIRLI”

Merkez Bankası’nın sıkı para politikası duruşunu koruduğuna dikkat çeken Avdagiç, küresel enflasyon risklerinin yeniden yükselmesi, küresel finansal koşulların uzun süre sıkı kalma ihtimali ve kur üzerindeki baskının para politikasında erken gevşeme alanını sınırladığını belirtti.

Avdagiç, buna karşın enflasyondaki düşüş eğiliminin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na faiz indirimi konusunda alan açtığını ifade etti.

“TÜRKİYE EKONOMİK MERKEZ OLARAK KONUMUNU GÜÇLENDİRMELİ”

Türkiye’nin yalnızca Doğu ile Batı arasında bir geçiş güzergâhı olmadığını vurgulayan Avdagiç, ülkenin aynı zamanda ekonomik akışların hızını, maliyetini ve yönünü etkileyen bir merkez olduğunu belirtti.

Avdagiç, bu vizyonun Türkiye’nin coğrafi konumunu pasif bir avantaj olmaktan çıkararak ekonomik ve siyasi kararları şekillendiren aktif bir güce dönüştürebileceğini ifade etti.

reklam

En az 10 karakter gerekli
seyidoglu
reklam
reklam