DOLAR 47,3794 0.14%
EURO 53,9466 -0.09%
ALTIN
BITCOIN %
İstanbul
28°

AÇIK

kftreklam
Türkiye’yi Bekleyen Tehlike: Erken Sanayisizleşme ve Üretim Sanatı
1 okunma

Türkiye’yi Bekleyen Tehlike: Erken Sanayisizleşme ve Üretim Sanatı

ABONE OL
25/07/2026 22:41
Türkiye’yi Bekleyen Tehlike: Erken Sanayisizleşme ve Üretim Sanatı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, İSO’nun Temmuz ayı meclis toplantısında üretim hayatımız, ekonomik gidişatımız ve geleceğimiz adına son derece kritik uyarılarda bulundu. Konuşmasına merhum Dr. Can Fuat Gürlesel’i anarak başlayan Erdal Bahçıvan, gündemin ana temasını son dönemde iş dünyasının en büyük kaygılarından biri haline gelen “Erken Sanayisizleşme” riski olarak belirledi.

Üretimin nefes almasının Türkiye’nin nefes alması demek olduğunu her fırsatta dile getiren İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, Kabine Toplantısı sonrasında açıklanan sanayi destek paketini memnuniyetle karşıladıklarını belirtse de sanayimizin karşı karşıya kaldığı yapısal tehlikelerin altını son derece net ifadelerle çizdi. Türkiye’de imalat sanayinin GSYH içindeki payının %20’lerin altına düştüğüne vurgu yapan Bahçıvan, ülkemizin henüz klasik sanayileşmesini tamamlayamadan hizmet sektörü ağırlıklı bir yapıya kaymasının toplumun geleceği açısından büyük bir risk taşıdığını ifade etti.

Erken Sanayisizleşme Riski ve Sosyolojik Boyut

İSO Başkanı Erdal Bahçıvan’ın meclis konuşmasında dikkat çektiği en çarpıcı noktalardan biri, sanayiye bakış açısında yaşanan zihniyet değişimiydi. Son dönemde sanayicilerle yaptığı sohbetlerde sıkça duyduğu “Hâlâ neden sanayicilik yapıyorsun?” sorusunun, üretimin riskli ve belirsiz bir faaliyet olarak algılanmaya başlandığının tehlikeli bir göstergesi olduğunu belirten Bahçıvan, bu durumun en az ekonomik veriler kadar kritik olduğunu vurguladı.

Genç kuşakların sanayide kariyer hedeflerinden uzaklaştığını, ailelerin çocuklarını masa başı işlere yönlendirdiğini söyleyen İSO Başkanı, ustalık ve teknik kariyerin cazibesini yitirmesiyle birlikte üretim kültürünün ve mesleki hafızanın kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya geldiğine işaret etti. Bahçıvan’a göre makine ve teknoloji satın alınabilir, ancak kaybedilen insan kaynağını ve üretim motivasyonunu kısa sürede yeniden inşa etmek mümkün değildir.

Küresel Baskılar, Enflasyon ve Finansman Cenderesi

İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, sanayisizleşme riskini tetikleyen dış ve iç etkenleri de detaylarıyla paylaştı:

Küresel ticaretin yavaşladığını ve Avrupa pazarındaki tıkanıklığın sürdüğünü belirten Bahçıvan, Çin’in agresif fiyat politikaları ve kamu teşvikleriyle hem dış pazarlarda hem de iç pazarda ciddi sistemik riskler yarattığını ifade etti.

Uygulanan ekonomi programında dezenflasyon sürecinin beklenenden yavaş ilerlediğine dikkat çeken Erdal Bahçıvan, sanayicinin hâlâ yüksek enflasyon yükü altında ayakta kalmaya çalıştığını belirtti.

İSO 500 ve İSO İkinci 500 sonuçlarına atıfta bulunan Bahçıvan, dev sanayi kuruluşlarının dahi elde ettikleri faaliyet karlarının %85 ile %87’sini sadece finansman giderlerine ayırmak zorunda kaldığını, bu tablonun sürdürülebilir olmadığını vurguladı.

Bahçıvan, bu baskının artık sadece emek-yoğun geleneksel sektörleri değil, üst teknoloji grubundaki ihracatçı sektörleri de tehdit ettiğini ve kazanımların kaybedilmesi riskini doğurduğunu açıkladı.

Çözüm Yol Haritası: Yeni Nesil Sanayi Politikası ve SDM

Geleceğe ilişkin çözüm yollarını da sıralayan İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye’nin acilen bütüncül ve uzun vadeli bir “Yeni Nesil Sanayi Politikası” çerçevesine ihtiyacı olduğunu belirtti. 

Bu doğrultuda İSO bünyesinde kurdukları Stratejik Dönüşüm Merkezi (SDM) ile KOBİ’lere rehberlik ettiklerini aktaran Bahçıvan; Operasyonel Dijital Dönüşüm, Yeşil Dönüşüm, Değer Odaklı Büyüme, İnsan Odaklı Dönüşüm ve Jeostratejik Dönüşüm başlıkları altında sanayimizi geleceğe hazırlamak için kararlılıkla çalışmaya devam edeceklerini vurguladı.

İSO Başkanı Erdal Bahçıvan’ın da ifade ettiği gibi, erken sanayisizleşme sadece bir ekonomik gerileme değil, Türkiye’nin yıllar içinde büyük emeklerle biriktirdiği milli servetin ve üretim kültürünün kaybıdır. 

Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınması, sanayicinin güçlenmesinden ve yüksek nitelikli üretime geçişten geçmektedir. Bu uyarılara kulak vermek ve sanayi ekosistemimizi her alanda desteklemek, ülkemizin yarınları için kaçınılmaz bir zorunluluktur.

Eşref Küçükateş

    reklam

    En az 10 karakter gerekli
    seyidoglu
    reklam
    reklam