

Türkiye’nin savunma sanayiindeki öncü kuruluşu ASELSAN, NATO ile Stinger Projesi’yle başlayan iş birliğini bugün hava savunmasından haberleşmeye, elektronik harpten Dost Düşman Tanıma (IFF) sistemlerine uzanan stratejik bir ortaklığa taşıdı. NATO’nun kritik projelerinde yer alan ASELSAN, uluslararası ihalelerde elde ettiği başarılar, rekor ihracat sözleşmeleri ve milli teknolojileriyle İttifak’ın güvenlik mimarisinde giderek daha güçlü bir konuma yükseliyor.
ASELSAN’ın NATO ile iş birliği, 1990’lı yıllarda Stinger hava savunma füzelerinin elektronik bileşenlerinin üretimiyle başladı. Aradan geçen süreçte bu iş birliği, denizaltı haberleşme sistemlerinin modernizasyonundan Dost Düşman Tanıma (IFF) çözümlerine ve hava savunma konsept çalışmalarına kadar geniş bir alana yayıldı.
NATO’nun tedarik kuruluşları NSPA ve NCIA tarafından açılan ihalelerde uzun yıllardır çözüm sağlayan ASELSAN, NCIA ile imzaladığı ilk haberleşme sözleşmesiyle milli teknolojilerinin uluslararası rekabet gücünü bir kez daha ortaya koydu.
ASELSAN, NATO’nun Dost Düşman Tanıma (IFF) ihalesinde dünyanın önde gelen savunma şirketlerini geride bırakarak önemli bir başarıya imza attı. Portatif IFF Sorgulayıcı IDENTA 4000I çözümü kapsamında imzalanan çerçeve anlaşmasıyla NATO ülkelerine teslimatlar önümüzdeki dönemde başlayacak.
Bu başarı, yalnızca mevcut projeler açısından değil, NATO üyesi ülkelerin gelecekteki IFF ihtiyaçlarının karşılanması bakımından da ASELSAN’ın stratejik konumunu güçlendiren önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

NATO Destek ve Tedarik Ajansı (NSPA), Modüler Hava Savunma (GBAD) Konsept Aşaması kapsamında ASELSAN’ın da yer aldığı beş şirketle çerçeve anlaşması imzaladı.
Böylece ASELSAN, NATO için yalnızca ürün tedarik eden bir şirket olmanın ötesine geçerek uzun vadeli çözüm ortağı konumuna yükseldi.
ASELSAN’ın GBAD çalışmalarında Airbus, Lockheed Martin UK, Raytheon ve Thales LAS gibi dünyanın önde gelen savunma şirketleriyle birlikte görev alması, Türkiye’nin hava savunma teknolojilerinin uluslararası düzeyde ulaştığı seviyeyi ortaya koyuyor.
Şirket, Polonya ve Romanya’daki faaliyetleriyle Avrupa’daki etkinliğini artırırken; elektronik harp, radar ve haberleşme alanlarında yüksek tutarlı ihracat sözleşmelerine imza atmaya devam ediyor. Yakın dönemde bir NATO ajansıyla imzalanan haberleşme sistemleri sözleşmesi de bu sürecin önemli örneklerinden biri oldu.
ASELSAN sistemleri, NATO’nun birlikte çalışabilirlik testlerinde de başarılı sonuçlar elde etti.
CWIX 2025 tatbikatına Hava Komuta Kontrol sistemleriyle katılan şirket, müttefik ülkelerin sistemleriyle uyumluluk testlerini başarıyla tamamlarken, KOCATEPE 100 sistemi de FMN Spiral 4 uyumluluğunu başarıyla geçti.
ASELSAN, NATO ile ilişkilerini kurumsal bir yapıya taşıyarak bünyesinde NATO’ya özel çalışma birimleri oluşturdu.
Şirket, son üç yılda 50’nin üzerinde NATO çalışma grubunda aktif görev alırken; standardizasyon, yeni tehditlere karşı geliştirilen çözümler ve çok boyutlu harp konseptleri gibi alanlarda İttifak’a katkı sunmaya devam ediyor. CWIX’in yanı sıra REPMUS gibi önemli deniz tatbikatlarına katılım da bu iş birliğinin kapsamını genişletiyor.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin ASELSAN ziyareti sonrasında yaptığı, “ASELSAN, Türkiye’nin savunma sanayii devrimine öncülük ediyor.” değerlendirmesi, şirketin NATO içerisindeki yükselen konumunu ortaya koyan önemli mesajlardan biri oldu.
Önümüzdeki dönemde haberleşme, komuta kontrol ve anti-drone teknolojilerinde iş birliğinin daha da büyümesi beklenirken, NATO’nun pazar araştırmalarına verilen teknik katkılar doğrultusunda ÇELİKKUBBE bileşenleri ile insansız hava araçlarına yönelik faydalı yük sistemlerinde yeni projelerin gündeme gelmesi öngörülüyor.
Radar, elektronik harp, haberleşme ve IFF teknolojileri başta olmak üzere tamamen milli imkanlarla geliştirilen çözümler, NATO’nun bölgesel caydırıcılık kapasitesine katkı sağlarken Türkiye’nin İttifak içerisindeki teknolojik gücünü de pekiştiriyor.
ASELSAN, savunma teknolojilerindeki başarısını finansal sonuçlarına da yansıtmayı sürdürüyor.
2024 yılında başlatılan aselsaneXt programının ardından ihracat odaklı büyümesini hızlandıran şirket, 2026 yılında imzaladığı yeni ihracat sözleşmeleriyle tarihi rekorlara ulaştı.
Borsa İstanbul’da piyasa değeri 2 trilyon lirayı aşan ilk şirket olma başarısını gösteren ASELSAN, uluslararası rakiplerinden pozitif ayrışarak yatırımcı güvenini artırdı.
Ar-Ge faaliyetlerinde de Türkiye’nin lider kuruluşları arasında yer alan şirket, geliştirdiği oyun değiştirici teknolojiler sayesinde yalnızca ileri teknoloji üreten değil, aynı zamanda teknoloji standartlarını belirleyen küresel bir aktör konumunu güçlendirmeyi sürdürüyor.
GÜNDEM
4 gün önceGENEL
5 gün önceGÜNDEM
14 gün önceRÖPORTAJ
16 gün önceSİVİL TOPLUM KURULUŞU
17 gün önceEKONOMİ
20 gün önceRÖPORTAJ
10 Temmuz 2026
1
Sabancı Hatay Kuluçka Merkezi1.250 girişimciye ulaştı
27425 kez okundu
2
Togg, Ankara Söğütözü Deneyim Merkezi’ni açtı
21948 kez okundu
3
YASED-TÜBİTAK İŞ BİRLİĞİ, GİRİŞİMLERDE TEKNOLOJİNİN AĞIRLIĞINI ARTIRACAK
20377 kez okundu
4
E-imzasını yenileyenler yüzde 19 az ödüyor
12513 kez okundu
5
Yapay zekâ uygulamaları yazılım mühendislerinin tahtını sallayabilir
11420 kez okundu