DOLAR 46,2861 0.02%
EURO 53,7649 0.36%
ALTIN
BITCOIN %
İstanbul
23°

AÇIK

kftreklam
Kimya Sektöründe Yeni Dönem: İhracatta Güç, Hedefte Teknoloji ve Sürdürülebilirlik
52 okunma

Kimya Sektöründe Yeni Dönem: İhracatta Güç, Hedefte Teknoloji ve Sürdürülebilirlik

ABONE OL
12/06/2026 08:41
Kimya Sektöründe Yeni Dönem: İhracatta Güç, Hedefte Teknoloji ve Sürdürülebilirlik
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türkiye’nin ikinci büyük ihracatçı sektörü olan kimya sanayisi, 2026’nın ilk beş ayında 13,8 milyar doları aşan ihracat performansıyla dikkat çekti. Sektör temsilcileri, küresel rekabette öne çıkmanın yolunun teknoloji yatırımları, sürdürülebilir üretim ve uluslararası iş birliklerinden geçtiğine vurgu yapıyor.

Küresel ekonomide yaşanan dönüşüm, kimya sektörünün üretim ve ticaret dinamiklerini yeniden şekillendiriyor. Değişen tedarik zincirleri, enerji maliyetleri, sürdürülebilirlik odaklı üretim modelleri ve bölgesel üretim arayışları, yaklaşık 6 trilyon dolarlık büyüklüğe sahip kimya sektöründe yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.

Türkiye’de ise kimya sanayisi, ihracattaki güçlü performansıyla ekonominin stratejik sektörleri arasındaki konumunu pekiştiriyor. Türkiye’nin en fazla ihracat yapan ikinci sektörü olan kimya sanayisi, 2026 yılının ilk beş ayında 13,8 milyar doları aşan ihracata ulaşırken, yalnızca mayıs ayında yaklaşık 3 milyar dolarlık dış satım gerçekleştirdi.

Artkim Group Kurucusu ve CEO’su Ahmet Güler, kimya sektörünün otomotivden savunma sanayiine, enerjiden sağlık teknolojilerine kadar geniş bir üretim ekosisteminin temelini oluşturduğunu belirterek, sektörün Türkiye’nin sanayi ve ihracat hedefleri açısından stratejik önem taşıdığını söyledi.

Rekabetin Yeni Anahtarı: Teknoloji ve Sürdürülebilirlik

Küresel üretim zincirlerinde yaşanan değişimin kimya sektörünü de dönüştürdüğünü ifade eden Güler, günümüzde rekabetin yalnızca üretim kapasitesiyle sınırlı olmadığını vurguladı. Teknoloji geliştirme, sürdürülebilirlik, tedarik güvenliği ve rekabetçiliğin sektörün geleceğini belirleyen temel unsurlar haline geldiğini kaydeden Güler, jeopolitik gelişmeler ve enerji maliyetlerindeki değişimlerin üretim süreçlerini doğrudan etkilediğini dile getirdi.

Türkiye’nin üretim kabiliyeti, stratejik coğrafi konumu ve güçlü ihracat altyapısıyla küresel kimya sektöründe daha etkin bir rol üstlenebileceğine dikkat çeken Güler, bu potansiyelin değerlendirilmesi için teknoloji yatırımlarının artırılması, sürdürülebilir üretim modellerinin yaygınlaştırılması ve uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Turkchem Eurasia Sektörü Bir Araya Getirecek

Sektördeki dönüşüm sürecinde üreticiler, teknoloji sağlayıcıları ve tedarikçiler arasındaki iş birliklerinin öneminin arttığını belirten Güler, kimya sanayisinin farklı paydaşlarını bir araya getiren organizasyonların kritik rol oynadığını söyledi.

Bu kapsamda düzenlenecek Turkchem Eurasia Fuarı’nın, sektör temsilcilerinin yeni teknolojileri değerlendirmesine, sürdürülebilir üretim modellerini tartışmasına ve yeni ticari bağlantılar kurmasına katkı sağlamasının hedeflendiğini belirten Güler, fuarın sektörün gelişimi açısından önemli bir platform olacağını kaydetti.

Yüksek Katma Değerli Üretim Öne Çıkıyor

Kimya sektöründe küresel rekabetin yeni bir boyut kazandığını vurgulayan Güler, ülkelerin artık yalnızca üretim miktarlarıyla değil; sürdürülebilirlik, yenilikçilik ve güvenilir tedarikçi kimlikleriyle de değerlendirildiğini söyledi.

Sektörün geleceğinde Ar-Ge, dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve uluslararası iş birliklerinin belirleyici olacağını ifade eden Güler, Türkiye’nin sahip olduğu üretim gücünü yüksek katma değerli ürünlerle desteklemesinin küresel pazardaki konumunu daha da güçlendireceğini belirtti.

reklam

En az 10 karakter gerekli
seyidoglu
reklam
reklam