DOLAR 46,6610 0.02%
EURO 53,2719 -0.1%
ALTIN
BITCOIN 2747481-0,23%
İstanbul
31°

AÇIK

kftreklam
KOBİ’lerde Asıl Sorun Finansman Değil, Finansal Görünürlük Eksikliği
178 okunma

KOBİ’lerde Asıl Sorun Finansman Değil, Finansal Görünürlük Eksikliği

ABONE OL
30/06/2026 08:14
KOBİ’lerde Asıl Sorun Finansman Değil, Finansal Görünürlük Eksikliği
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türkiye’de işletmelerin yüzde 99,8’ini oluşturan KOBİ’lerde en büyük sorunun finansmana erişim olmadığını belirten Valor Kurucusu Sefa Karaca, şirketlerin sürdürülebilir büyümesinin önündeki asıl engelin finansal görünürlük eksikliği olduğunu söyledi. Karaca, veri odaklı finansal yönetim anlayışını benimseyen şirketlerin hem finansmana daha kolay ulaşacağını hem de kriz dönemlerinde daha dayanıklı olacağını vurguladı.

Türkiye ekonomisinin temel yapı taşlarından olan KOBİ’ler, yüksek finansman maliyetleri ve ekonomik belirsizliklerin etkisiyle büyüme süreçlerinde önemli zorluklar yaşıyor. Ancak Valor Kurucusu Sefa Karaca’ya göre işletmelerin karşı karşıya olduğu temel problem, sanıldığı gibi finansmana erişim değil, finansal performanslarını yeterince görünür ve yönetilebilir hale getirememeleri.

Toplam işletmelerin yüzde 99,8’ini oluşturan ve istihdamın yüzde 64’ünden fazlasını sağlayan KOBİ’lerde finansal yönetim anlayışının güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Karaca, finans kuruluşlarının yalnızca bilanço değil, şirketlerin geleceğe yönelik finansal planlama kabiliyetini de değerlendirdiğini ifade etti.

Finansmana Erişimin Önündeki Asıl Engel

Şirketlerin önemli bir bölümünün kendi finansal yapılarını doğru analiz edemediğini belirten Karaca, yatırımcıların ve bankaların finansal performansın ölçülebilir ve sürdürülebilir olmasına önem verdiğini söyledi.

Karaca, “Birçok şirket krediye veya yatırıma ulaşamadığını düşünüyor. Oysa finans kuruluşlarının baktığı temel kriterlerden biri şirketin finansal performansını ne kadar ölçebildiği ve yönetebildiğidir. Nakit akışı projeksiyonu olmayan, bütçe disiplini bulunmayan ve düzenli finansal raporlama yapmayan şirketlerin finansmana erişimi doğal olarak daha zor hale geliyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma Eksikliği Risk Oluşturuyor

Türkiye’deki işletmelerin büyük bölümünün aile şirketi yapısına sahip olduğunu belirten Karaca, kurumsallaşma ve finansal yönetim alanındaki eksikliklerin şirketlerin uzun ömürlü olmasını zorlaştırdığını ifade etti.

Uluslararası araştırmalara göre aile şirketlerinin yalnızca yaklaşık yüzde 30’u ikinci kuşağa geçebilirken, üçüncü kuşağa ulaşabilenlerin oranı yüzde 10 ila 15 seviyesinde kalıyor. Karaca, bu tablonun temel nedenleri arasında finansal kararların kişilere bağlı yürütülmesi, kurumsal raporlama eksikliği ve sürdürülebilir yönetim mekanizmalarının oluşturulamamasının yer aldığını söyledi.

Ciro Artışı Tek Başına Güçlenme Anlamına Gelmiyor

Son yıllarda birçok işletmenin satışlarını artırmasına rağmen kârlılık ve nakit yönetiminde ciddi sorunlar yaşadığına dikkat çeken Karaca, özellikle enflasyonist dönemlerde şirketlerin yanlış büyüme algısına kapılabildiğini belirtti.

Karaca, “Bir şirketin cirosunun artması, finansal olarak güçlendiği anlamına gelmez. Özellikle yüksek enflasyon ortamında kârlılığı, işletme sermayesini ve nakit dönüş hızını takip etmeyen şirketler büyürken aynı zamanda finansal olarak zayıflayabiliyor.” ifadelerini kullandı.

Veriye Dayalı Yönetim Rekabette Avantaj Sağlıyor

Mevcut ekonomik koşullarda yalnızca uygun maliyetli finansman aramanın yeterli olmadığını belirten Karaca, şirketlerin kaynaklarını daha verimli kullanmaları ve finansal kararlarını veriyle desteklemeleri gerektiğini vurguladı.

Nakit akışını öngörebilen, bütçe sapmalarını düzenli takip eden ve kararlarını veriye dayandıran şirketlerin kriz dönemlerinde daha dayanıklı hale geldiğini ifade eden Karaca, günümüz rekabet ortamında fark yaratan unsurun yalnızca satış yapmak değil, finansal resmi eksiksiz görebilmek olduğunu söyledi.

Yeni Dönemin Kazananı Finansal Görünürlüğünü Artıran Şirketler Olacak

Dijitalleşme ve veri odaklı yönetim anlayışının hızla yaygınlaştığını belirten Karaca, şirketlerin düzenli finansal analiz yapmasının, nakit akışını planlamasının, bütçe performansını izlemesinin ve kârlılığı ayrıntılı şekilde ölçmesinin artık zorunluluk haline geldiğini ifade etti.

Karaca, “Önümüzdeki dönemde şirketleri ayakta tutacak unsur yalnızca satış yapmak olmayacak. Finansal görünürlüğünü artıran, kaynaklarını verimli yöneten ve geleceğini planlayabilen şirketler hem finansmana daha kolay ulaşacak hem de sürdürülebilir büyümede önemli avantaj elde edecek.” diyerek değerlendirmelerini tamamladı.

reklam

En az 10 karakter gerekli
seyidoglu
reklam
reklam