DOLAR 43,4990 0.19%
EURO 51,6240 -0.9%
ALTIN 6.786,60-9,85
BITCOIN 36491891,56%
İstanbul

KAPALI

kftreklam
Lonca Haber

Lonca Haber

30 Ocak 2026 Cuma

    Tüyap, 2025’te 3 Milyona Yakın Ziyaretçiyle Ticaretin Güvenli Limanı Oldu

    Tüyap, 2025’te 3 Milyona Yakın Ziyaretçiyle Ticaretin Güvenli Limanı Oldu
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Küresel ticaretteki daralmaya rağmen 2025 yılını hedeflerine ulaşarak kapatan Tüyap Fuarcılık Grubu, 46 yıllık deneyimiyle 2026 rotasını belirledi. Bu yıl Büyükçekmece’deki merkezinin 30. yılını kutlayan şirket, teknoloji ve altyapı yatırımlarıyla sürdürülebilir büyüme vizyonunu güçlendirerek geleceğe güvenle bakıyor.

    Türkiye fuarcılık sektörünün lider şirketi Tüyap Fuarcılık Grubu, dünya ticaretinde yaşanan dalgalanmalara ve bazı sektörlerdeki küresel daralmaya rağmen 2025 yılını güçlü bir performansla tamamladı. Yurt içi ve yurt dışında toplam 40 fuara imza atan grup, ihracatçı firmalar için güvenli bir ticaret limanı olma misyonunu sürdürdü.

    Tüyap Fuarcılık Grubu İcra Kurulu Başkanı Zeynep Ünal Öztop, küresel ekonomik konjonktürün zorlu virajlardan geçtiği bir dönemde, fuarcılığın firmalar için bir lüks değil, en somut çıkış yolu olduğunu vurguladı.

    Tüyap, 2025te ihracat yolculuğunu güçlendirdi

    Türkiye’nin ihracat lokomotifi sektörlerin küresel daralmadan etkilendiği 2025 yılında Tüyap, düzenlediği fuarlarla ticaretin canlı kalmasını sağladı. Yıl boyunca İstanbul’da 23, Anadolu’da 11 ve yurt dışında 6 olmak üzere toplam 40 fuar gerçekleştiren grup, 9.027 katılımcı firmayı ve 2 milyon 868 bini aşkın ziyaretçiyi ağırladı. Ziyaretçi trafiğinin 3 milyona yaklaşması, ticaretin doğru platformlarda hareketliliğini koruduğunun en büyük kanıtı olarak kayıtlara geçti.

    Kazandığımızı işimize yatırıyoruz”

    Sektörde 46 yılı geride bırakan Tüyap’ın, Büyükçekmece’deki fuar merkezinin ise 30. yılını kutladığını hatırlatan Tüyap Fuarcılık Grubu İcra Kurulu Başkanı Zeynep Ünal Öztop, şirketin yatırım felsefesini şu sözlerle değerlendirdi:

    “Büyük resme gerçekçi bakıyoruz. Zorluklara rağmen işimize uzun vadeli bir perspektifle yaklaşıyor, kazandığımızı tekrar işimize yatırıyoruz. Fuarcılık, sektörlerin ‘hasat zamanı’ olan çok kritik bir süreçtir. Bu nedenle ‘bekle-gör’ politikası izlemek yerine; ‘Buradayız, yatırım yapmaya, tesisimizi ve teknolojimizi geliştirmeye devam edeceğiz’ diyerek ilerliyoruz. 46 yıllık deneyimimiz ve planlamalarımız bize yol gösteriyor. Bu yıl Büyükçekmece’deki merkezimizin 30. yılını kutluyoruz. Yani 30 yıldır fuarcılığın kalbi Büyükçekmece’de atıyor, bu birikim ve güvenle daha uzun yıllar da atmaya devam edecek.”

    Bakanlık desteğiyle katılımcıya maliyet avantajı

    Tüyap Fuarcılık Grubu tarafından düzenlenen 15 fuarın T.C. Ticaret Bakanlığı’nın “Yurt İçi Sektörel Nitelikli Fuarlar” listesinde yer alması ve “Prestijli Fuar” statüsü taşıması, katılımcı firmalar için önemli bir ekonomik destek oluşturuyor. Firmalar, stant alanı kirası ile konstrüksiyon giderlerinde %50’ye kadar devlet desteğinden, 1 milyon 292 bin TL’ye varan üst limitler dâhilinde yararlanabiliyor. Tüyap ayrıca zorlanan sektörler için geliştirdiği “özel katılım paketleri” ile KOBİ’lerin ticaret sahnesinden kopmamasını sağlıyor.

    Tüyap’ın 2026 ajandası belli oldu

    Dijitalleşme yatırımlarına hız veren Tüyap, kendi geliştirdiği MyTüyap mobil uygulaması, salon içi navigasyon sistemleri ve akıllı eşleştirme algoritmalarıyla İngiltere ve Almanya standartlarındaki dijital fuar deneyimini İstanbul’a taşıyor.

    2026 yılı stratejilerini de paylaşan Öztop, sektörün talebi ve Türkiye Gıda Platformu’nun desteğiyle Eylül ayında Foodist İstanbul Fuarı’nı hayata geçireceklerini açıkladı. Bu adımın, gıda sektörünü doğru zamanda ve doğru platformda Anuga ve Gulfood gibi küresel fuarların ligine taşıma hedefinin önemli bir parçası olduğunu vurguladı.

    Tarımın da stratejik öncelikler arasında yer aldığını belirten Öztop, Anadolu’nun en güçlü organizasyonlarından biri olan Konya Tarım Fuarı için uluslararası ziyaretçi ağırlığını artırmaya yönelik yeni bir yol haritası oluşturduklarını ifade etti. RX Global iş birliğiyle düzenlenen Avrasya Ambalaj, Intermob, WoodTech, Kapı–Pencere–Cam ve Expomed gibi fuarlarda da küresel görünürlüğü ve uluslararası katılımı güçlendirecek adımlar atılacağını sözlerine ekledi.

    İnsana ve geleceğe yatırım: Tüyap 50

    Şirketin “Tüyap 50 Dönüşüm Programı” kapsamında sürdürülebilirlik ve insana yatırımı önceliklendirdiğini belirten Öztop, “Bizim işimiz aslında insanı insanla buluşturmak. Başarı sadece rakamlar değil, yarattığımız değerdir” diyerek sözlerini tamamladı.

    Devamını Oku

    EDSİS ÜYELERİ DEİK ENERJİ İŞ KONSEYİ YÖNETİMİNE DÂHİL OLDU

    EDSİS ÜYELERİ DEİK ENERJİ İŞ KONSEYİ YÖNETİMİNE DÂHİL OLDU
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    DEİK İş Konseyleri 2025 Yılı Seçimli Olağan Genel Kurulu kapsamında alınan karar doğrultusunda iş insanı Sarper Cengiz DEİK Enerji İş Konseyi Başkanlığı görevini devralırken, Enerji Depolama Sistemleri Derneği (EDSİS) ve CCT Enerji Yönetim Kurulu Başkanı C. Can Tutaşı da DEİK Enerji İş Konseyi Yönetim Kurulu’nda yer aldı. Bu gelişme, enerji depolama alanının Türkiye’nin enerji politikaları ve uluslararası iş birlikleri gündeminde daha görünür biçimde ele alınmasını sağlıyor. Enerji dönüşümünün hız kazandığı bu dönemde, depolama sistemlerinin yenilenebilir enerji entegrasyonu, arz güvenliği ve şebeke esnekliği gibi başlıklardaki rolünün, karar alma mekanizmalarında daha görünür hâle gelmesi hedefleniyor. Yeni dönemde DEİK Enerji İş Konseyi’nin, Türkiye’nin enerji vizyonuna ve uluslararası iş birliklerine güçlü katkılar sunması hedefleniyor.

    DEİK ENERJİ İŞ KONSEYİ’NDE ULUSLARARASI ARENADA GÜÇLÜ KADRO 

    Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) İş Konseyleri 2025 Yılı Seçimli Olağan Genel Kurulu kapsamında belirlenen yeni yönetim yapısıyla birlikte DEİK Enerji İş Konseyi’nde yeni bir dönem başladı. Başkanlık görevini devralan Sarper Cengiz öncülüğünde şekillenen yönetim listesi; enerji sektörünün üretim, yenilenebilir enerji, enerji teknolojileri, sürdürülebilirlik ve yatırım alanlarında faaliyet gösteren kurum ve kuruluşların üst düzey temsilcilerini bir araya getirdi. Limak, Kalyon, OYAK, SOCAR, Aksa, Sıfır Atık Vakfı, CCT Enerji, Girişim, EGESA, Naturel, Win Solar, YEO ve IC Enterra gibi enerji ekosisteminin farklı alanlarında faaliyet gösteren önemli paydaşların yer aldığı bu yapı, kamu ve özel sektör iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan kapsayıcı bir perspektif sunuyor. Yeni dönemde DEİK Enerji İş Konseyi’nin; Türkiye’nin enerji vizyonunu uluslararası platformlarda daha etkin biçimde temsil etmesi, yatırım ve ticaret kanallarını güçlendirmesi ve küresel enerji dönüşümü sürecinde daha görünür bir rol üstlenmesi hedeflenmektedir.

    Yapılan seçimler ile birlikte DEİK Enerji Konseyi olarak Türkiye’nin enerji vizyonuna ve uluslararası iş birliklerine güçlü katkılar sunmayı hedeflediklerini vurgulayan EDSİS Yönetim Kurulu Başkanı, DEİK Enerji İş Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi ve CCT Enerji & SolPEG Turkiye Kurucusu C. Can Tutaşı, yeni döneme ilişkin değerlendirmesinde şu noktalara değindi: “Sarper Cengiz Başkanlığında oldukça güçlü bir kadro oluşturduk. Yönetim Kurulumuz enerji sektöründe globalde önemli güce sahip isimlerden oluşuyor. Bu güç birliğini ülkemizin enerji potansiyeli kapsamında uluslararası arenada söz sahibi olması için kullanacağız. DEİK Enerji İş Konseyi yönetiminde yer almak, enerji depolama alanında faaliyet gösteren paydaşların ihtiyaç ve önceliklerinin daha geniş bir perspektifle ele alınmasına katkı sunmak açısından önemli bir sorumluluk. Bu süreçte, kamu ve özel sektör arasındaki iş birliğini güçlendiren, yatırım ortamını destekleyen ve sektörün uluslararası alandaki görünürlüğünü artırmaya katkı sağlayacak çalışmalara yapıcı bir yaklaşımla katkı sunmayı amaçlıyoruz” dedi.

    Devamını Oku

    FLOKSER KİMYA TARİHİNİN EN YÜKSEK ÜRETİM ve SATIŞ HACMİNE ULAŞTI

    FLOKSER KİMYA TARİHİNİN EN YÜKSEK ÜRETİM ve SATIŞ HACMİNE ULAŞTI
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Flokser Kimya, 2025 yılı itibarıyla başta poliüretan sistem çözümleri olmak üzere birden fazla sektöre hizmet verdiği üretim gruplarında tarihin en yüksek üretim ve satış hacmine ulaştı. Özellikle yapı, otomotiv, ayakkabı, izolasyon ve savunma sanayiine yönelik sistemlerde kayda değer bir büyüme yakalayan Flokser Kimya’nın bu artışı, bir önceki yıla kıyasla çift haneli oranlarda gerçekleşti. Üretim ve satış rekorunu, yalnızca sayısal bir başarı değil; ekip çalışmasının, mühendislik gücünün ve uzun vadeli vizyonun bir sonucu olarak gördüklerini belirten Flokser Kimya CEO’su Ekin Tükek “Sektöre değer katan, güvenilir ve sürdürülebilir çözümler üretmeye devam ederken hem Türkiye’de hem de global pazarlarda büyümemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi.

    Sanayide 40 yılı aşkın tecrübesiyle dünya devleri tarafından tercih edilen Flokser Kimya, 2025 yılı itibarıyla özellikle poliüretan sistem çözümleri başta olmak üzere faaliyet gösterdiği çeşitli sektörlere yönelik üretim gruplarında tarihinin en yüksek üretim seviyesine ulaştı. Yapı, otomotiv, ayakkabı, izolasyon ve savunma sanayine yönelik sistemlerde dikkat çekici bir büyüme kaydedilirken, bu artış bir önceki yıla göre çift haneli oranlarda gerçekleşti. Üretimle birlikte satış rekoru da kıran Flokser Kimya, 2025 Aralık ayında 10 bin ton satış rakamına ulaştı.

    Üretiminin önemli bir bölümünü ihracata yönlendiren Flokser Kimya, Avrupa başta olmak üzere farklı coğrafyalara yapılan sevkiyatlarla, ihracatının toplam üretim içindeki payını güçlü bir seviyeye ulaştırdı.

    Sektörün üretim hacmi içindeki payını yukarı taşıdı

    Flokser Kimya’nın bu üretim ve satış artışı, yalnızca şirket ölçeğinde değil, poliüretan sektörünün genel büyüme trendinin üzerinde bir performansa işaret ediyor. Bu rekorlar ile birlikte hem yerel pazarda hem de ihracat tarafında rekabet gücünü artıran ve sektöre yön veren oyuncular arasında konumunu daha da güçlendiren şirket, bu başarı ile sektörün toplam üretim hacmi içindeki payını istikrarlı biçimde yukarı taşıdı.

    Üretim rekoru; Ar-Ge yatırımlarının artırılması, üretim altyapısının modernize edilmesi , dijitalleşme ve otomasyon odaklı süreç iyileştirmeleri, müşteri odaklı esnek üretim modeli gibi çok boyutlu stratejik adımların doğal bir sonucu olarak ortaya çıktı. Aynı zamanda tedarik zinciri yönetiminde sağlanan esneklik ve operasyonel çeviklik de bu süreci destekleyen önemli faktörler arasında yer aldı.

    Yeni odak: İleri teknolojiye dayalı üretim yatırımları

    Verimlilik artışında temel yaklaşımlarının süreçleri uçtan uca ele alan, sürekli iyileştirme odaklı bir üretim modeli benimsemek olduğunu söyleyen Flokser Kimya CEO’su Ekin Tükek, dijital izleme sistemleri, yalın üretim prensipleri ve nitelikli insan kaynağı yatırımları sayesinde hem üretim hızını artırdıklarını hem de kalite standartlarını daha da yukarı taşıdıklarını belirtiyor. Üretim ve satış rekorunun, Flokser Kimya’nın sürdürülebilir büyüme stratejisinin somut bir çıktısı niteliğinde olduğunu kaydeden Tükek, sözlerine şöyle devam etti: “Stratejimiz, yalnızca hacim artışına değil; çevresel etkiyi gözeten, katma değeri yüksek ve uzun vadeli büyümeyi destekleyen bir üretim anlayışına dayanıyor. Bu başarı, şirketin hem bugünkü rekabet gücünü hem de geleceğe yönelik büyüme vizyonunu güçlendiriyor. Önümüzdeki dönemde; ileri teknolojiye dayalı yeni üretim yatırımları, yüksek performanslı ve sürdürülebilir poliüretan sistemler ve ihracat pazarlarını genişletmeye yönelik kapasite artışları öncelikli odak alanlarımız arasında yer alacak. Ayrıca Ar-Ge merkezli yenilikçi çözümlerle, farklı sektörlerin değişen ihtiyaçlarına daha hızlı cevap vermeyi hedefliyoruz.”

    Flokser Kimya Hakkında

    Flokser Kimya Otomotiv, Mobilya, Beyaz Eşya, İnşaat, Savunma, İzolasyon, Ayakkabı, Ağaç Sanayi, Boya, Yapı Kimyasalları, Hızlı Tüketim, Yapıştırıcı, Ambalaj, Güneş Enerjisi, Medikal, Marin, Araç Kaplama, Tekstil, Tarım, Kompozit, Havacılık, Elektronik, Ulaşım Araçları sektörlerinde poliüretan, poliüre, polyester ürünleri ile çözümler sağlayan, Türkiye’nin önde gelen poliüretan sistem evidir. Bakanlık onaylı AR-GE Merkeziyle araştırma ve geliştirme çalışmalarına her sene yatırım yapmaya devam eden Flokser Kimya, ürün kalitesi, yüksek üretim kapasitesi ve yenilikçi yaklaşımı ile faaliyet gösterdiği alanlarda fark yaratmaktadır. Bugün, dünya çapında kabul gören üretim standartlarına ve uzun yıllara dayanan tecrübesi ile Flokser Kimya, gerekli tüm kalite belgelerini bünyesinde bulundurarak hem yurt içi hem de yurt dışı pazarlarında çalışmalarına devam etmektedir.

    Devamını Oku

    Bomonti Grubunda Ticaret Ahlakı ve Gayrimenkulün Gelecek Vizyonu Konuşuldu

    Bomonti Grubunda Ticaret Ahlakı ve Gayrimenkulün Gelecek Vizyonu Konuşuldu
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Bomonti Grubu tarafından düzenlenen geniş katılımlı toplantıda, iş dünyasının hem manevi hem de ekonomik temelleri mercek altına alındı. Bomonti Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Dönmez’in ticaretin etik ilkelerine odaklandığı açılış konuşmasıyla başlayan program, Sur Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Altan Elmas’ın gayrimenkul sektörü ve küresel ekonomi üzerine yaptığı kapsamlı analizlerle devam etti. Toplantıda, modern ticaretin zorlukları ile kadim değerlerin sentezi ön plana çıktı.

    Kur’an-ı İlkeler Işığında Müslüman Tüccarın Kimliği

    Bomonti Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Dönmez, konuşmasının merkezine Müslüman bir iş insanının sahip olması gereken etik değerleri yerleştirdi.

    Dönmez, Eyüp Sultan Camii ve Siyer Vakfı’na gerçekleştirdikleri ziyaretin ardından Muhammed Emin Yıldırım’ın kaleme aldığı bir eserden yola çıkarak “Kur’an-ı İlkeler” başlığı altında on temel maddeyi katılımcılarla paylaştı.

    Bomonti Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Dönmez

    Dönmez’e göre ticaretin kendine has heyecanı ve gerginliği içerisinde, daha fazla kazanma tutkusunun Allah’ı anmaktan, namazdan ve zekattan alıkoymaması gerekir.

    Rızkın mutlak sahibinin Allah olduğunu hatırlatan Dönmez, insanın görevinin sadece gayret etmek ve alın teri dökmek olduğunu, neticenin ise takdir-i ilahiye bırakılması gerektiğini vurguladı. Haram ve helal sınırlarına riayet etmenin bir Müslüman tüccar için en büyük vazife olduğunu belirten Dönmez, şeytanın haramları kârlı ve süslü gösterme çabasına karşı takva elbisesinin kuşanılması gerektiğini ifade etti.

    Konuşmanın en dikkat çekici kısımlarından biri, “kayıt altına alma” zorunluluğu üzerineydi. 

    Dönmez, Kur’an-ı Kerim’in en uzun ayetinin konusunun borçlanma ve ortaklıkların yazıyla tescil edilmesi olduğunu hatırlatarak, ileride oluşabilecek sorunların kapısını bu şekilde kapatmanın bir emir olduğunu belirtti. Ayrıca ölçü ve tartıda adaletin sağlanması, faizin (riba) bereketi yok eden bir unsur olarak görülerek ondan uzak durulması, sadakat ilkesinden sapılmaması ve hayırda yardımlaşılması gibi ilkelerin altını çizdi. 

    Dönmez, ticaretin bereketinin ancak infak ve zekatla artacağını, bire yedi yüz veren ilahi bir kazanç sistemine dahil olmanın önemini vurguladı.

    GAYRİMENKUL SEKTÖRÜNÜN TARİHSEL DÖNÜŞÜMÜ VE 2002 MİLADI

    Sur Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Altan Elmas, inşaat ve gayrimenkul sektörünün Türkiye’deki gelişimini iki ana döneme ayırarak analiz etti. Elmas’a göre 2002 öncesi dönemde sektör, mahalle bazlı yatırımlar yapan küçük müteahhitler ve kısıtlı alım gücüyle sınırlıydı. Ancak 2002 sonrası ekonomi yönetimindeki değişim ve devletin borçlanma ihtiyacının azalması, finansal sistemde büyük bir kırılmaya yol açtı.

    Geçmişte bankacılık sistemindeki kaynağın büyük kısmının devlet (hazine) tarafından çekildiğini belirten Elmas, faizlerin %70-80 bandından hızla aşağı inmesiyle birlikte bu kaynağın halka ve orta ölçekli işletmelere yöneldiğini ifade etti. 2003-2004 yıllarından itibaren konut kredilerinin yaygınlaşması, vadenin on yıla kadar uzaması ve faizlerin tek haneli rakamlara yaklaşması, sektörde kurumsallaşmanın önünü açtı.

    Elmas, Sur Yapı’nın bu süreçte 32 yıllık tecrübesiyle 134 projeye imza atarak global bir şirketler grubuna dönüştüğünü hatırlattı.

    Küresel Finansal Düzen: İçten Yanmalı ve Elektrikli Motor Analojisi

    Dünya genelindeki finansal sistemi bir benzetme üzerinden değerlendiren Altan Elmas, mevcut faizli düzeni “içten yanmalı motorlara”, faizsiz (İslami) finans modellerini ise “elektrikli araçlara” benzetti. Elmas’a göre, dünyanın tüm altyapısı (Dolar egemenliği, SWIFT sistemi, uluslararası ticaret kuralları) içten yanmalı motorlara (faizli sisteme) göre inşa edilmiştir.

    Müslüman iş insanlarının bu sistem içerisinde “elektrikli araba kullanan ama mazot bulamayan adamlar” gibi bir ikilemde kaldığını ifade eden Elmas, faizsiz modellerin yaygınlaşması için gereken altyapının henüz küresel ölçekte tamamlanmadığını belirtti. Amerika’nın dolar basarak enflasyonu dünyaya yaydığına ve küresel nakliyenin dahi dolar bazlı olduğuna dikkat çekerek, yerel ekonomik krizlerin aslında bu büyük küresel mekanizmanın birer parçası olduğunu vurguladı.

    Sektördeki Mevcut Daralma ve Finansman Engelleri

    Elmas, inşaat sektörünün bugün karşı karşıya kaldığı en büyük sorunun finansman maliyetleri ve yüksek faiz oranları olduğunu ifade etti. Mevcut politika faizlerinin bileşik etkileriyle %65-70 seviyelerini bulduğunu, bu durumun hem üretim hem de tüketim tarafında ciddi bir tıkanıklık yarattığını belirtti.

    Yatırım amaçlı konut alımlarının neredeyse durma noktasına geldiğini söyleyen Elmas, insanların paralarını %50-60 faizli enstrümanlarda tutmayı, konut alımına tercih ettiğini ifade etti. Ayrıca, sosyal değişimlerin de sektörü etkilediğine değinen Elmas, yıllık evlilik sayısının 700 binlerden 500 binlere düşmesinin ve boşanma oranlarındaki artışın, konut ihtiyacının yapısını değiştirdiğini dile getirdi.

    Teknolojik Tehditler: Uzaktan Çalışma ve Yapay Zeka

    Gayrimenkul yatırımcılığını gelecekte bekleyen tehlikelere de değinen Altan Elmas, ofis ve ticari gayrimenkul piyasasının büyük bir dönüşüm geçirdiğini belirtti. Pandemi sonrası yaygınlaşan uzaktan çalışma modelinin ofis ihtiyacını azalttığını, kendi şirketlerinde dahi bazı birimlerin evden çalışmaya başladığını örnek gösterdi.

    Yapay zekanın iş gücü üzerindeki etkisinin ofis talebini daha da düşüreceğini öngören Elmas, yapay zekanın şimdiden mimari projeler çizebildiğini ve reklam filmleri hazırlayabildiğini belirtti. Bu teknolojik ivmenin, insan gücüne olan ihtiyacı azaltarak fiziksel çalışma alanlarına olan talebi kısıtlayacağı uyarısında bulundu.

    2026-2027 Projeksiyonu ve Yatırımcılara Tavsiyeler

    Altan Elmas, ekonominin geleceğine dair öngörülerini paylaşırken 2026 yılının Haziran ayına kadar yüksek faiz ortamının devam edebileceğini ifade etti. 2026’nın son çeyreğinden itibaren piyasada hafif bir hareketlenme beklenebileceğini, ancak 2002-2010 arasındaki o “büyük rüya” dönemlerine geri dönüşün kısa vadede mümkün görünmediğini belirtti.

    2027 yılında bir seçim sürecine girilmesiyle birlikte para politikasında bir gevşeme yaşanabileceğini ve bunun piyasaya moral aşılayabileceğini söyleyen Elmas, yatırımcılara bireysel riskler yerine kolektif modelleri önerdi. Özellikle ticari gayrimenkulde veya alışveriş merkezlerinde tek başına yatırım yapmak yerine, 8-10 kişinin bir araya gelerek daha avantajlı şartlarda mülk edinmesinin bugünün şartlarında daha rasyonel bir yaklaşım olduğunu tavsiye etti.

    Toplantı, iş dünyasının sadece rakamlardan ibaret olmadığı, değerler ve stratejik öngörünün bir bütün olarak ele alınması gerektiği mesajıyla sona erdi. Katılımcılar, hem manevi ticaretin ilkeleri hem de makroekonomik veriler ışığında geleceğe dair bir yol haritası edinme imkanı buldu.

    Devamını Oku

    GEBZE TİCARET ODASI’NDAN ÜYELERİNE DOĞRUDAN KATKI: TEDARİKÇİ GÜNLERİ İLE GÜÇLÜ TİCARET KÖPRÜLERİ

    GEBZE TİCARET ODASI’NDAN ÜYELERİNE DOĞRUDAN KATKI: TEDARİKÇİ GÜNLERİ İLE GÜÇLÜ TİCARET KÖPRÜLERİ
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Gebze Ticaret Odası (GTO), üyelerinin ticari kapasitesini artırmak, yeni pazarlara erişimini kolaylaştırmak ve sürdürülebilir iş hacmi oluşturmalarını sağlamak amacıyla hayata geçirdiği Tedarikçi Günleri programı ile üretici üyelerini güçlü alıcı firmalarla doğrudan buluşturmayı sürdürüyor.

    GTO’nun öncülüğünde gerçekleştirilen bu organizasyon, üyelerin yalnızca tanıtım yapmasını değil; doğrudan iş bağlantıları kurmasını, tedarik zincirlerine dahil olmasını ve kalıcı ticari ilişkiler geliştirmesini hedefliyor. Program, oda üyelerine somut fayda üreten, ölçülebilir sonuçlar doğuran bir iş geliştirme modeli olarak öne çıkıyor.

    ÜYELER İÇİN YENİ SİPARİŞLER, YENİ PAZARLAR

    Tedarikçi Günleri kapsamında düzenlenen her buluşmada; büyük ölçekli alıcı firmalar ile GTO üyesi mal ve hizmet üreten firmaları aynı masa etrafında bir araya geliyor. Gerçekleştirilen birebir görüşmeler sayesinde üyeler;

    • yeni sipariş fırsatlarına erişiyor,
    • yeni tedarik zincirlerine dahil oluyor,
    • ihracata giden yeni iş hatlarının temellerini atıyor.

    Bu yönüyle program, üyelerin rekabet gücünü artıran, ticari görünürlüğünü yükselten ve büyümelerine doğrudan katkı sağlayan bir platform niteliği taşıyor.

    GEBZE TİCARET ODASI SAHADA, ÜYELERİNİN YANINDA

    Gebze Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahman Aslantaş, Tedarikçi Günleri’nin oda üyelerine sağladığı katkının her geçen gün daha da güçlendiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:

    “Gebze Ticaret Odası olarak temel önceliğimiz; üyelerimizin işini büyütmek, üretimini güçlendirmek ve pazara erişimini kolaylaştırmaktır. Tedarikçi Günleri, bu anlayışın sahaya yansımış en somut örneklerinden biridir.”

    Başkan Aslantaş, Ocak Ayı Tedarikçi Günleri organizasyonuna katkı sunan Koçak Speedol Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yöneticilerine teşekkür ederek, Gebze Ticaret Odası’nın bu tür iş birliklerinin kurulması ve sürdürülebilir hale gelmesi için tüm imkânlarıyla sürecin içinde yer almaya devam edeceğini vurguladı.

    GTO, üyeleri için değer üreten, ticareti kolaylaştıran ve Gebze’nin üretim gücünü ulusal ve küresel pazarlara taşıyan projelerle yoluna kararlılıkla devam ediyor.

    Devamını Oku