
23 Haziran 2026 Salı

"Güzel bir borç!" ya da Karz-ı Hasen

Şimdi Oldu Öğretmenim!

İTO Meclis Başkanı Erhan Erken; Tarihte Temmuz Ayı Olaylarını Değerlendirdi

Türkiye’yi Bekleyen Tehlike: Erken Sanayisizleşme ve Üretim Sanatı

Ülkemizin Sağlık Turizmindeki Başarısı…

ÇALIŞ, İNAN VE ENDİŞE ETME!

1923 ve öncesinde kurulan ve hala ismini devam ettiren aile işletmesi sayısı 69. Türkiye’de yeni kurulan şirketlerin yüzde 80’i 5. yılına, yüzde 96’sı 10. yılına ulaşamıyor. Sisteme kayıtlı şirketlerin yüzde 95’i aile şirketi.
Türkiye’deki KOBİ’lerin yüzde 98,8’i aile işletmesi.
Aile birliği, bütünlüğü, dayanışma ruhu, işbirliği, birbirine fayda sağlamak açısından bu güzel haber.
Fakat, içinde bir tehdit de barındırıyor. Hem de çok büyük bir tehdit, büyük tehlike de bu paketin içinde.
Çünkü, ne yazık ki, işler istenildiği gibi gitmediğinde, fikir ayrılıkları baş gösterdiğinde, egolar çatıştığında, ortaklıklar bittiği gibi, ilişkiler de bitebiliyor, aile birliği de yok olabiliyor.

Bu şirketlerin çöküş nedenlerinin yüzde 80’i ailevi konular, sadece yüzde 20’si ticari konularda alınan kararlar.
İstatistikler Ne Diyor?
Türkiye’de çok tanınmış 20 aile şirketinin dağılma nedenleri incelendiğinde ortaya çıkan tablo düşündürücü:
Yüzde 43 kardeşler arası çatışmadan dolayı ayrılıklar,
yüzde 19’u aile içi çatışmadan dolayı ayrılıklar,
yüzde 19’ü miras kavgası nedeniyle ayrılıklar,
yüzde 14’ü kardeş – kuzen – yeğen kavgasından dolayı ayrılıklar, yüzde 5’i de aileler arası kavgadan dolayı gelen ayrılıklar.
Bu göstergeler, bize ne söylüyor?
Niçin şirketlerin neredeyse yarısı “kardeşler arası çatışma” sebebi ile dağılıyor?
Neyin çatışması bu? Niçin geçinemiyoruz?
Bu çatışmalar, niçin tatlılıkla değil, kavga ve ayrılmayla sonuçlanıyor?
Biz neyin derdine düşüyoruz da, “birlikten güç doğar” ,“Bir elin nesi, iki elin sesi” gibi manevi dayanışma ruhumuzu zedeliyoruz?
Bu çatışmalar büyümeden önlemek, prensip ve kurallarla önlemler almak mümkün değil midir?
Çözüm Nasıl Mümkün?
Bu yaranın çözümü mümkündür ve bu çözüldüğünde herkes kazanır. Hem taraflar maddi olarak kazanır, hem işletme büyür, hem dayanışma ruhu oluşur, hem işletme yeni nesillere, geleceğe kalır. Bununla birlikte, Türkiye kazanır. Çünkü işletmelerin büyümesi, ülke kalkınmasına hizmet edecektir.
Peki ne yaparsak, işletmelerdeki bu kanayan yaraları aşarız?
Aileyi kurumsallaştırmanın ilk adımı, bir işletme yönetim kitapçığı oluşturmak.
Bu kitapçık; işbirliğinin kuralarını belirler, işletmenin tıkır tıkır çalışmasının önünü açar.
Aileyi de kapsayan, şirket içi prensip, kural, değer, etik ilkeleri netleştirir.
Profesyonel çizgileri korur. Sorumluluk, yetki sınırlarını belirler.
Ortak işbirliği, ortak dil, ortak değerlerde buluşmanın yolunu açar.
Bu, aynı zamanda işletmede alınacak kritik kararların netliği demektir: Subjektif verilerle değil, objektif verilerle konuşmak, karar almak demektir.
Böylece sorumluluğu tek kişinin sırtından alır, yönetimdeki paydaşlara sorumluluk yükler. Sistemsel çözümlerin oluşmasını sağlar.
Böylece kişisel tercihler, duygusal dalgalanmalarla karar almak yerine; işletme neye “evet”, neye “hayır”diyeceğini net şekilde belirlemiş olur.
Bu çözüm; ortak paydalar da buluşmak, anlaşmazlıkları da çözmek anlamına gelir.
Başarı Modelleri Bize Ne Söylüyor?
Yön Yönetim Akademi’nin kurucusu olarak bu çalışmaların içinde, aile işletmelerinin tarafları ile “çatışma yönetimi”, “uzlaşma kültürü”, “işletme yönetim kuralları” nı çalışırken, husumetlerin, anlaşmazlıkların nasıl ortak uzlaşma zemininde halledildiğine tanık olmak ve bu alana destek vermekten duyduğum mutluluk tarif edilemez.
Çünkü, bu sayede, yanlış anlaşılmaları, iletişimsizlikleri, çatışmaları geride bırakıp, “uzlaşma kültürü”nde buluşuyor, kendimizi de, işletmemizi de dönüştürüyoruz.
Yüzlerce yıl ayakta kalabilmiş aile işletmelerinin ortak özellikleri, aslında nasıl davranmamız gerektiğini söylüyor:
Temel aile değerlerini ve kültürünü koru,
Aile içinde güçlü bir iletişim kur ve işbirliği yap,
Manevi değerlerle işini yap,
Sağlam karakterli insanlarla işini yap
Değişen dünyaya uyum göster,
İnsana değer ver,
Kişisel meselelere değil, işe odaklan
İşletmede yetki devri yapmaya yönel,
Genç neslin yetiştirilmesi için eğitime önem ver.
Not: Aile İşletmeleri ile ücretsiz check-up yapıyor, tanışıyoruz. www.yonyonetim.com adresi üzerinden, bilgi@yonyonetim üzerinden detaylı bilgi alabilirsiniz

İsmail Barış Özpazarcık, Yön Yönetim MBA Akademi Yönetim Kurulu Başkanı, ICF-MCC,
Mentör,

Girişim Ekosistemi Fotoğrafı Net: Büyük Pay Aile İşletmelerinde
Türkiye’de girişim ekosistemi, büyük ölçüde küçük ve orta ölçekli işletmelerden oluşmakta. Çeşitli sektör raporları, akademik çalışmalar ve iş dünyası analizleri, şirketlerin önemli bir kısmının aile işletmesi yapısında olduğunu göstermekte.
*(Kaynak yaklaşımı: TOBB, TÜİK ve sektör analiz raporları (genel konsensüs)
İşletmelerin Hayatta Kalma Döngüsü Gerçeği
Kurumsal Hayatta Sürdürülebilirliği Belirleyen Kritik Faktörler
Kurumsallaşma Bir Tercih değil Zorunluluktur
İş dünyasında sürdürülebilirlik:
Kurumsallaşma Yolculuğu İçin Stratejik Çözümler
Tespit ettiğimiz bu yapısal sorunları aşmak ve işletmeyi nesiller boyu sürdürülebilir kılmak için şu adımlar kritik öneme sahip:
Kaynaklar: TOBB, TÜİK ve sektör analiz raporları, Girişimcilik ekosistemi raporları (OECD, Dünya Bankası, yerel danışmanlık çalışmaları), Genel iş dünyası literatürü: Harvard Business Review, McKinsey benzeri yönetim çalışmaları
#Kurumsallaşma #AileŞirketleri #StratejikYönetim #Girişimcilik #Sürdürülebilirlik #KOBİ #Reorganizasyon #İşDünyası #Liderlik #YönetimDanışmanlığı#İşletme Koçluğu#Mentörlük