

Vahşice kirletme ve tüketimden dolayı yüzyılın sorunlarından biri çevre. Bu sorunun altında sorumsuzluk ve akletmeme, kendinden sonra geleni düşünmeme var.
Eğitim ve bilinçlenme ile öğrenilebilir ama bu zamana kadar öğrenilmemiş olması ilginç değil mi? Konu bilmemek değil aslında umursamamak.
İnsan, fabrika atığını dereye dökmüş, denizi çöp alanı olanı kullanmış, pikniğe gittiği yeri kirletmiş, daha çok tüketmiş, tüketirken ve tükettikleri üretilirken doğa daha çok kirletilmiş, zaten kontrolsüz kullandığı su kaynakları da kirlenince biraz düşünmüş, bu işin sonu ne olur demiş ve çevre ile ilgili çalışmalar artmış.
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ÇALIŞMALARI
Kurumlar sürdürülebilirlik çalışmaları kapsamında çevreye önem veriyoruz diyorlar, sanayi kuruluşları gri veya arıtılmış su kullanımında nazlanıyorlar, ülkede birçok belediye durumun farkında olsa da plan aşamasında bile değil, bireysel bilinçsizlik aşılması gereken en önemli duvar.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’mız durumun farkında, yasalar, yönetmelikler, planlar var. Hepsi güzel de kim uygulayacak? Saha, sahadaki insan. İşte burada problem yaşanıyor.
Sahanın, vatandaşın çok da umurunda değil. Bu vatandaş fabrika sahibi de olsa, çöp ayrıştırma konusunda göstermelik iş yapan belediye yönetimi de olsa, evde suyu kullanan kişiler de olsa fark etmiyor.
Kime sorsanız “çevre ve doğa önemli” der ama koruma konusunda gayret aşama aşama kişi ve kurumlar açısından yeterli değil. Çevre bilinci rastgele izmarit ve çöp atmamaktan başlar.
DENİZ SUYU ARITMA
Su ayrı bir konu. Dünyada tatlı su mevcut suyun %2’si. Türkiye su fakiri bir ülke. Bu yıl yağmur yağmasaydı durum vahimdi. Gelecek yıl inşallah yağar. Ya yağmazsa?
03 Şubat 2023 tarihli Özgür Kocaeli Gazetesi’nde yayınlanan “Su verimliliği seferberliği” başlıklı yazımda “Deniz Suyunu Arıtmak” alt başlığında
“Susuzluk konusuna çare olabilecek bir diğer konu da deniz suyunun arıtılması. Bu öyle kolay bir konu değil. Oldukça maliyetli. Çeşitli Ar-ge çalışmalarına ve konuya teknik olarak kafa yoranlara daha fazla destek verip bir alternatif oluşturulmalı. Konuyla ilgili çeşitli çalışmalar ve örnekler var. İspanya, Singapur ve Malezya deniz suyu arıtıp kullanabiliyorlar. Bu konu mutlaka çevre mühendislerinin takibinde ve disiplinler arası mühendislik ile uygun maliyetli çözüm bulunabilir. Elbette hiçbir şey susuzluk kadar pahalı olamaz.” diye yazmıştım.
Bir çevre fuarında tanıştığım bir firmanın tam da bu işi yaptığını görünce mutlu oldum. Türk mühendislik bilgi ve azmiyle yerli ve milli içilebilir deniz suyu arıtma sistemi artık var. Uzun yıllar denizcilik sektöründe makine mühendisi olarak çalışan Muhammet Çoplan, ortağıyla birlikte denizde ve kıyıda güneş ve rüzgâr enerjisi ile çalışan bir sistem oluşturmuş.
Faydalı model örneği olan sistem oteller, turizm kompleksleri deniz kıyısında bulunan şehirler, tatil beldesi belediyeleri, adalar ve şebekeden bağımsız yerleşimler, afet durumları için otonom su kaynağı olarak uygun bir sistem. Nitekim Bodrum Belediyesi sistemi kullanmaya başlamış.
Ülkemizde üretilen, yurt dışı muadillerine göre ekonomik ve farklı, içilebilir deniz suyu arıtma sistemi önemli. Bu girişim yurt dışında da karşılık bulmuş ve bir ihracat kalemi olma yolunda. Muhtemelen COP’31 ‘de de ilgi görecek. Dünyanın temiz ve içilebilir su azlığı konusunda gidişatı malum.
Sözün özü; Keşke dünya nimetlerini dengeli kullansak ama bugün geldiğimiz noktada, kolayca bize gelen tatlı suyun kıymetini bilmediğimiz için deniz suyunu arıtmaya, hem de enerji bağımsız sürdürülebilir su çözümlerine muhtacız.
Sözün özü; İSG ‘ye farklı bir gözle bakıp önemsemek gerek. Herkes ve her sektör için geçerli.
Not: Bu yazı yazarı tarafından organik zekâ ile yazılmıştır.
Öğr. Gör. Tümay MERCAN
Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü/Kurumsal İletişim /Yönetim Danışmanı [email protected]
Linkedin: Tümay Mercan X: @tumaymercan Instagram: mercantumay Facebook:Tümay Mercan
RÖPORTAJ
19 Haziran 2026RÖPORTAJ
19 Haziran 2026RÖPORTAJ
19 Haziran 2026GENEL
19 Haziran 2026SİVİL TOPLUM KURULUŞU
19 Haziran 2026GENEL
19 Haziran 2026RÖPORTAJ
19 Haziran 2026