

Son zamanlardaki gıda zehirlenmeleri gıda güvenliğini gündemde tutuyor. Bu durum dışarıda yemek yemeyi azalttı mı? Azaltmasa bile herkesin aklına yediği ne kadar güvenli diye gelmeye başladı.
Benim aklım almıyor. Bozuk ve tüketmeye uygun olmayan bir gıdayı insana nasıl satar, bunun parasını nasıl alır cebine koyar ve onunla kendi ihtiyacını alırsın. O para sana fayda getir mi? Başkasını kandırarak nasıl para kazanılabilir ben bunu anlayamıyorum.
Sadece gıdada mı? Hayır? Aklınıza gelecek her türlü ihtiyaç maddesinde aynı duyguyu yaşıyoruz. Herkes tutturabildiğine bir fiyat ve kalitesizlikle yarışıyor.
Ahilik Kültürünü Araştırma, Tanıtma, Yaşatma Derneği Başkanı olarak çok üzüldüğüm bir durum. Devlet herkesin başına bir zabıta dikemez. Vicdan burada devreye giriyor.
Hayır.
Bizim esnafımız bu değil.
Ahilik değerleriyle 600 yıl ticaret yapmış bir toplumuz biz. Kendisi siftah yapınca komşusuna da siftah yaptıran, bozuk malı satmayan, müşterisine söz verdi diye daha yüksek fiyat veren birine malı, para için satmayan. Sözü ve namusuyla yaşayan bir esnaf ecdadımız vardı.
Şimdi hiç mi yok? Elbette var. Hala izleri var, hala ahilik değerleri ve terbiyesi ile ürün üreten satan var. Ama malum, sayıları az.
Sayıları az olduğu için her gün kitle iletişim araçlarında ticaret ve esnaflıkla ilgili olumsuz durumları okuyoruz.
NEDEN BÖYLE?
Çünkü ahilik değerleri yavaş yavaş yerini para dediğimiz değere bıraktı. Suda yavaş yavaş ısınan kurbağa gibi toplum da bu duruma yavaş yavaş alıştı. Ya da işine mi geldi demek lazım?
Bu gün toplum olarak en büyük şikayetimiz işlerin doğru yapılmaması, tüketicinin kandırılması, toplumda güven duygusunun azalması. Sonuç; toplumun dağılması, işbirliğinin azalması, ticaretin farklı ellere geçmesi, yani kimsenin istemediği, memnun kalmayacağı sonuçlar. (Ya da birilerinin istediği, yönlendirdiği sonuçlar)
BÜTÜN ESNAFLARA, ÜRETİCİLERE GÜVENMEK İSTİYORUZ
Böyle gitmez. Toparlanmak, öze dönmek, kandırmamak, hesap verebilir olmak gerek. Hem bu dünyada, hem de öbür dünyada.
Bir insanın değil topluma, kendisine bile kötülük yapmaya hakkı yokken bu kadar kötülük, para hırsı, dünyalık merakı neden?
Üreten, alıp satan, ticaret yapanların kendilerine bir dönüp bakmalarını istiyoruz. İster yiyecek satın ister masa, yatak, ister tabak üretin fark etmez. Hepsi insan sağlığını ilgilendiriyor. Ürettiğiniz, sattığınız her şey insan için, Allah’ın yarattığı değerli insan kaynağı için.
Kendine değer vermeyen başkasına değer vermez. Biraz kendine değer ver esnaf ve ticaret yapan, üretim yapan kardeşim. Kendine değer ver. İnsana değer ver. Senin ürettiğini, sattığını kimler kullanıyor bilemezsin. Hayır duamı almak istersin, bedduamı? Karar ver.
Ahilik değerleriyle yıllarca ticaret ve üretim yapan bir toplumun ferdi olarak bu gün kalitesiz, kandırmaya meyilli, haksız kazanca obur olma hakkın yok. Böyle yapınca zaten bereketin de olmayacak. Sen kaliteli üret, kaliteli davran zaten para gelecek merak etme. Bereketin de artacak. Sahi, bereketin ve helalin anlamını bilen kaç kişi kaldı?
Sözün özü; Esnafa, üreticiye güvenmek istiyoruz. Güvenebileceğimiz kimler var, parmak kaldırsın, ses versin, el versin bilelim. Hep birlikte kitabımdaki gibi “Şimdi Ahilik zamanı” diyelim.
Not: Bu yazı yazarı tarafından organik zeka ile yazılmıştır.
Öğr. Gör. Tümay MERCAN
Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım B./ Yönetim/İletişim Danışmanı [email protected] Twitter: @tumaymercan /Facebook: Tümay Mercan İnstagram: @mercantumay Linkedin: Tümay Mercan
YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece www.loncahaber.com ’a link verilerek kullanılabilir. Alıntıda kaynak gösterilmelidir. Aksi takdirde kanuni işlem yapılacaktır.
RÖPORTAJ
5 gün önceBİLİŞİM-TEKNOLOJİ-PROJE
19 gün önceRÖPORTAJ
15 Ocak 2026RÖPORTAJ
15 Ocak 2026SİVİL TOPLUM KURULUŞU
15 Ocak 2026RÖPORTAJ
15 Ocak 2026RÖPORTAJ
15 Ocak 2026