

Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi’nin (GWEC) Global Wind Report 2026 raporuna göre, 2025 yılında dünyada 165 GW yeni rüzgar enerjisi kapasitesi devreye alınırken, Türkiye 2,1 GW’lık yeni kurulumla gigavat ölçeğinde yatırım yapan 14 ülke arasına girdi. EnConIQ Enerji Danışmanlık Kurucusu Alper Kalaycı, Türkiye tarihinin en büyük rüzgar enerjisi ihalesi olan 1.500 MW’lık YEKA RES-2026’nın yalnızca enerji üretimi değil, yerli sanayi, teknoloji transferi ve ihracat açısından da stratejik fırsatlar sunduğunu söyledi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından ilan edilen 1.500 MW kapasiteli YEKA RES-2026 yarışmaları, küresel rüzgar enerjisi sektörünün en güçlü büyüme dönemlerinden birine denk geldi.
GWEC tarafından yayımlanan Global Wind Report 2026‘ya göre, 2025 yılında dünyada 165 GW yeni rüzgar enerjisi kapasitesi devreye alınırken, küresel kurulu güç bir önceki yıla göre yüzde 40 artışla 1.299 GW seviyesine ulaştı.
Rapora göre 2025 yılında 57 ülkede toplam 28 bin 395 rüzgar türbini kuruldu. Asya-Pasifik bölgesi 131 GW’lık yeni kapasiteyle küresel kurulumların yaklaşık yüzde 80’ini oluştururken, Türkiye 2,1 GW yeni kapasiteyle gigavat ölçeğinde yatırım gerçekleştiren 14 ülke arasında yer aldı.
EnConIQ Enerji Danışmanlık Kurucusu ve Temiz Enerji Uzmanı Alper Kalaycı, küresel büyümenin rüzgar enerjisinin artık yalnızca çevre politikalarının değil, enerji güvenliği ve sanayi politikalarının da merkezine yerleştiğini gösterdiğini söyledi.
Kalaycı, yıllık 165 GW’lık yeni kurulumun ve toplam kapasitenin 1.299 GW’a ulaşmasının, rüzgar enerjisinin alternatif bir kaynak olmaktan çıkarak küresel enerji sisteminin temel bileşenlerinden biri haline geldiğini belirtti.
GWEC verilerine göre Çin, 2025 yılında tek başına 120,5 GW yeni rüzgar kapasitesi kurarak küresel büyümenin açık ara lideri oldu.
Çin, ABD, Hindistan, Almanya ve Brezilya birlikte yeni kapasite artışının yüzde 86’sını oluştururken, Kalaycı Çin’in başarısının yalnızca düşük maliyetli üretimden değil; ölçek ekonomisi, güçlü tedarik zinciri, entegre üretim altyapısı ve finansman kabiliyetinden kaynaklandığını ifade etti.
Türkiye’nin de uluslararası teknoloji ortaklıklarını yerli üretim ve ihracat hedefleriyle birlikte değerlendirmesi gerektiğini vurguladı.
11 Temmuz 2026’da ilan edilen YEKA yarışmaları kapsamında 1.500 MW rüzgar ve 900 MW güneş kapasitesi için toplam 21 yarışma düzenlenecek. Başvurular ise 13 Ekim 2026 tarihinde alınacak.
Kalaycı, yalnızca rüzgar projelerinin yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırım oluşturmasının beklendiğini belirterek, 1.500 MW’lık YEKA RES-2026’nın Türkiye’de bugüne kadar tek seferde ilan edilen en büyük rüzgar enerjisi kapasitesi olduğunu söyledi.
YEKA yarışmalarının yalnızca yeni santral yatırımlarından ibaret olmadığını vurgulayan Kalaycı, kule, kanat, jeneratör, trafo, kablo, kompozit malzeme ve güç elektroniği gibi birçok alt sektörü harekete geçirdiğini ifade etti.
Doğru yerlilik politikalarıyla bu yatırımların yeni fabrikalar, teknoloji transferi, nitelikli istihdam ve ihracat kapasitesi oluşturabileceğini belirten Kalaycı, Türkiye’nin 2035 hedeflerine ulaşabilmesi için her yıl en az 2 bin MW yeni rüzgar kapasitesinin tahsis edilmesi gerektiğini kaydetti.
Türkiye’nin güçlü metal, makine, kablo, kompozit ve elektrik ekipmanları sanayisi sayesinde Avrupa’nın önemli temiz enerji üretim merkezlerinden biri olabileceğini ifade eden Kalaycı, hedefin yalnızca yenilenebilir elektrik üretmek değil, temiz enerji teknolojileri geliştiren ve ihraç eden bir ülke olmak olduğunu söyledi.
Düzenli YEKA yarışmaları, öngörülebilir yerli üretim politikaları, güçlü şebeke yatırımları ve uluslararası teknoloji ortaklıklarının Türkiye’nin rekabet gücü açısından kritik önem taşıdığını dile getirdi.
Kalaycı, Dünya Bankası çalışmalarına göre Türkiye’nin denizüstü rüzgar enerjisinde yaklaşık 75 GW teknik potansiyele sahip olduğunu belirtti.
İlk denizüstü YEKA sürecinin önemli bir başlangıç olduğunu ifade eden Kalaycı, sektörün gelişebilmesi için düzenli kapasite tahsislerinin ve uzun vadeli yatırım öngörülebilirliğinin sağlanması gerektiğini vurguladı.
GWEC Market Intelligence projeksiyonlarına göre, 2026-2030 döneminde dünyada 969 GW yeni rüzgar kapasitesinin devreye alınması ve küresel toplam kurulu gücün 2029 yılında 2 teravat (TW) eşiğini aşması öngörülüyor.
Kalaycı, Türkiye’nin güçlü sanayi altyapısı ve stratejik konumuyla bu dönüşümün önemli üretim merkezlerinden biri olabileceğini belirterek, YEKA RES-2026’nın bu potansiyelin yatırıma, teknolojiye ve ihracata dönüşmesi açısından önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti.
EKONOMİ
9 gün önceYAZARLARIMIZIN KALEMİNDEN
11 gün önceEKONOMİ
12 gün önceGÜNDEM
14 gün önceGÜNDEM
19 gün önceGENEL
20 gün önceGÜNDEM
29 gün önce
1
Türkiye Enerjide Tam Bağımsızlığa “Yeşil Dönüşüm” ile Ulaşacak!
9276 kez okundu
2
Yerli enerji danışmanları, yeni yazılımlarıyla büyük işletmelerin yüksek enerji faturalarını düşürecek
7820 kez okundu
3
Enerji Verimliliğine ve Yönetimine En Fazla Harcama Yapan Firmalar Araştırması Sonuçlandı!
6338 kez okundu
4
EGİAD Enerji Verimliliği İçin Yola Çıktı
6087 kez okundu
5
Araç Yakıtları İçin En Doğru Depolama Yöntemi Paslanmaz Ürünler
3974 kez okundu