DOLAR 47,0409 0.09%
EURO 53,6081 0.02%
ALTIN
BITCOIN 2939135-0,80%
İstanbul
25°

AÇIK

kftreklam
Küresel Pazarda Kazananı Ürün Değil, Doğru Strateji Belirliyor
74 okunma

Küresel Pazarda Kazananı Ürün Değil, Doğru Strateji Belirliyor

ABONE OL
03/07/2026 07:42
Küresel Pazarda Kazananı Ürün Değil, Doğru Strateji Belirliyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

AGS Global Kurucusu ve CEO’su Ahmet Güler, Türk şirketlerinin uluslararası pazarlarda yaşadığı başarısızlıkların temel nedeninin üretim kalitesi değil, hedef pazarı doğru analiz edememek ve veriye dayalı markalaşma stratejileri geliştirememek olduğunu söyledi. Güler, küresel rekabette kalıcı başarının sezgilerle değil, verilerle hareket etmekten geçtiğini vurguladı.

Türk Markaları Küresel Pazarlarda Neden Zorlanıyor?

Jeopolitik gerilimler, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmeler, enerji maliyetlerindeki dalgalanmalar ve yeniden yükselişe geçen enflasyon, küresel ekonomide belirsizlikleri artırırken, yurt dışına açılmayı hedefleyen Türk şirketleri yalnızca ekonomik koşullarla değil, stratejik ve yapısal sorunlarla da mücadele ediyor.

İhracat ekosisteminde giderek daha fazla şirket fason üretici kimliğinden çıkarak kendi markasıyla küresel pazarlarda büyümeyi hedeflese de uluslararası araştırmalar, sürdürülebilir başarının önündeki en büyük engelin üretim kapasitesi değil; veri odaklı markalaşma, doğru pazar analizi ve stratejik konumlandırma eksikliği olduğunu ortaya koyuyor.

Güçlü Marka Daha Yüksek Karlılık Sağlıyor

Uluslararası araştırmalara göre marka tutarlılığı oluşturan şirketlerin gelirleri ortalama yüzde 23 artarken, güçlü marka algısına sahip B2B şirketleri rakiplerine kıyasla yaklaşık yüzde 20 daha yüksek faaliyet kâr marjı elde ediyor.

Edelman Trust Barometer verileri ise uluslararası ticarette alıcıların yüzde 81’i için markaya duyulan güvenin, fiyat avantajından daha önemli olduğunu gösteriyor. Ayrıca B2B müşterilerinin yaklaşık yüzde 95’i herhangi bir anda aktif satın alma sürecinde bulunmasa da satın alma kararı verildiğinde zihinde yer etmiş ve güven oluşturan markaları tercih ediyor.

Başarısızlıkların Temelinde Stratejik Eksiklikler Var

AGS Global analizine göre, yurt dışına açılan Türk şirketlerinin başarısızlıklarının yüzde 70’ten fazlası ürün kalitesinden değil; hedef pazarın dinamiklerini, kültürel yapısını ve yerel regülasyonlarını yeterince analiz edememekten kaynaklanıyor.

Yalnızca pazar büyüklüğüne odaklanılarak yapılan yatırımların, yerel tüketici davranışları ve mevzuatın göz ardı edilmesi nedeniyle önemli maliyetler oluşturduğu belirtilirken, özellikle Avrupa Yeşil Mutabakatı gibi uluslararası düzenlemeler ile stratejik pazarlama yatırımlarındaki eksikliklerin Türk şirketlerinin küresel marka olma yolculuğunu zorlaştırdığı ifade ediliyor.

Turquality Markalaşma Sürecinde Öne Çıkıyor

Küresel veriler, uluslararası pazarlarda başarı için sezgilere dayalı kararların yerini bilimsel analizlere ve saha verilerine bırakması gerektiğini ortaya koyuyor.

Bu kapsamda Turquality Programı’nın firmaları veriye dayalı iş planları oluşturmaya yönlendiren ve kurumsal dönüşümü destekleyen önemli bir model olduğu belirtiliyor. Resmî verilere göre Türkiye’nin genel ihracatında kilogram başına ihracat değeri 1,30-1,50 dolar seviyesinde bulunurken, Turquality kapsamındaki markalı şirketlerde bu rakam Türkiye ortalamasının iki ila üç katına ulaşıyor.

“Kurgularla Değil, Verilerle Hareket Etmeliyiz”

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan AGS Global Kurucusu ve CEO’su Ahmet Güler, Türk şirketlerinin küresel pazarlarda kalıcı başarı elde edebilmesi için veriye dayalı karar alma kültürünü benimsemesi gerektiğini söyledi.

Türk şirketlerinin üretim kapasitesi, kalite anlayışı ve girişimcilik gücü açısından önemli avantajlara sahip olduğunu belirten Güler, uluslararası pazarlarda en büyük eksikliğin sezgilerin verinin önüne geçirilmesi olduğunu ifade etti.

Artık başarının yalnızca kaliteli ürün üretmekten değil; doğru pazarı analiz etmekten, doğru hedef kitleye ulaşmaktan, uluslararası regülasyonlara uyum sağlamaktan ve güçlü bir marka hikâyesi oluşturmaktan geçtiğini vurgulayan Güler, Turquality Programı’nın sadece bir destek mekanizması değil, markalaşmayı hızlandıran stratejik bir dönüşüm modeli olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Türk şirketlerinin uluslararası pazarlarda geçici tedarikçiler değil, yüksek katma değer üreten kalıcı markalar hâline gelmesi için kararlarını sahadan elde edilen gerçek verilere dayandırmaları gerektiğini belirten Güler, bu dönüşümün küresel rekabette sürdürülebilir başarı için kritik önem taşıdığını ifade etti.

reklam

En az 10 karakter gerekli
seyidoglu
reklam
reklam