DOLAR %
EURO %
ALTIN
BITCOIN 3799450-2,08%
İstanbul
27°

AÇIK

kftreklam
İZDO Başkanı Atinel: “Diş Hekimliğinde Nicelik Değil, Nitelik Esas Alınmalı”
56 okunma

İZDO Başkanı Atinel: “Diş Hekimliğinde Nicelik Değil, Nitelik Esas Alınmalı”

ABONE OL
26/08/2026 08:10
İZDO Başkanı Atinel: “Diş Hekimliğinde Nicelik Değil, Nitelik Esas Alınmalı”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İzmir Diş Hekimleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Atinel, Türkiye’de hızla artan diş hekimliği fakülteleri ve mezun sayısına dikkat çekerek eğitim kalitesi, klinik altyapı ve istihdamın birlikte planlanması gerektiğini söyledi. Atinel, koruyucu diş hekimliğinin güçlendirilmesi ve diş hekimliği eğitiminde kalite standartlarının yükseltilmesi çağrısında bulundu.

Ağız sağlığı, genel sağlığın ayrılmaz parçası

Ağız ve diş sağlığının genel sağlığın ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkat çeken İzmir Diş Hekimleri Odası (İZDO) Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Atinel, koruyucu diş hekimliğinin güçlendirilmesi, toplumun ağız ve diş sağlığı konusunda bilinçlendirilmesi ve diş hekimliği eğitiminde kalite standartlarının yükseltilmesi gerektiğini belirtti.

Diş hekimliği fakülteleri ve kontenjanların ülkenin gerçek sağlık insan gücü ihtiyacına göre planlanması gerektiğini ifade eden Atinel, “Diş hekimliğinde artık nicelikten çok nitelik, mezun sayısından çok sürdürülebilir istihdam ve tedaviden önce koruyucu sağlık anlayışı konuşulmalıdır” dedi.

Ağız ve diş sağlığının yalnızca ağız, diş ve diş etleriyle sınırlı bir sağlık başlığı olmadığını vurgulayan Atinel, ağız sağlığının genel sağlık ve yaşam kalitesiyle doğrudan ilişkili olduğunu söyledi.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre ağız hastalıklarının dünya genelinde yaklaşık 3,5 milyar kişiyi etkilediğini hatırlatan Atinel, çürük, periodontal hastalık, diş kaybı ve ağız kanserleri başta olmak üzere ağız hastalıklarının önemli bölümünün önlenebilir nitelikte olduğunu belirtti. Atinel, WHO’nun ağız hastalıkları ile diyabet, kalp-damar hastalıkları ve diğer bulaşıcı olmayan hastalıkların ortak risk faktörlerine sahip olduğuna dikkat çektiğini de ifade etti.

Koruyucu diş hekimliği güçlendirilmeli

Toplumun ağız ve diş sağlığı konusunda daha fazla bilinçlendirilmesi gerektiğini belirten Atinel, koruyucu sağlık yaklaşımının sağlık sisteminin merkezine alınması gerektiğini söyledi.

Atinel, “Ağız ve diş sağlığını yalnızca bir diş problemi olarak değerlendiremeyiz. Ağız sağlığı, genel sağlığın ayrılmaz bir parçasıdır. Diyabetten kalp-damar hastalıklarına kadar pek çok kronik hastalıkla ortak risk faktörleri bulunuyor. Bu nedenle ağız ve diş sağlığına yapılan yatırım, yalnızca dişlere değil, toplumun genel sağlık düzeyine yapılan bir yatırımdır” diye konuştu.

WHO’nun güncel yaklaşımında ağız sağlığının birinci basamak sağlık hizmetleriyle bütünleştirilmesini ve geleneksel tedavi odaklı modelden koruyucu sağlık yaklaşımına geçişin güçlendirilmesini önerdiğini belirten Atinel, İZDO’nun öncelikli hedeflerinden birinin toplumda koruyucu diş hekimliği kültürünü yaygınlaştırmak olduğunu ifade etti.

Atinel, çocukluk döneminde kazanılan doğru alışkanlıkların yaşam boyu ağız sağlığı açısından kritik önem taşıdığını vurguladı.

“Diş hekimine yalnızca ağrı olduğunda başvurulmamalı”

Koruyucu diş hekimliğinin sağlık sisteminde daha güçlü bir konuma getirilmesi gerektiğini söyleyen Atinel, diş hekimine yalnızca ağrı yaşandığında başvurulan anlayışın değişmesi gerektiğini belirtti.

Atinel, “Asıl hedefimiz hastalık ortaya çıkmadan önce riskleri belirlemek ve gerekli önlemleri almak olmalı. Çocuklarımızın erken yaşta doğru ağız ve diş sağlığı alışkanlıkları kazanması için okullarda, ailelerde ve toplumun farklı kesimlerinde daha fazla eğitim çalışması yürütmeliyiz. Koruyucu diş hekimliğini güçlendirdiğimiz ölçüde hem toplumun yaşam kalitesini yükseltir hem de ilerleyen dönemde ortaya çıkabilecek yüksek tedavi maliyetlerinin önüne geçebiliriz” ifadelerini kullandı.

Eğitimde kalite, sağlıkta güvenlik

Diş hekimliği teknolojisinin büyük bir dönüşüm yaşadığını belirten Atinel, dijital diş hekimliği, üç boyutlu görüntüleme, yapay zekâ destekli tanı ve yeni nesil tedavi teknolojilerinin mesleğin geleceğini şekillendirdiğini söyledi.

Teknolojik dönüşümün hekimlerin yaşam boyu eğitim ihtiyacını daha da artırdığını kaydeden Atinel, İZDO olarak bilimsel kongreler, seminerler, uygulamalı kurslar, sertifikalı eğitim programları ve mesleki gelişim toplantıları düzenlediklerini belirtti.

“Teknoloji çok hızlı değişiyor. Diş hekimliği fakültesinden mezun olmak, mesleki eğitimin tamamlandığı anlamına gelmemeli. Hekimlerin meslek yaşamları boyunca kendilerini geliştirmeleri gerekiyor” diyen Atinel, bilimsel bilgi ile klinik uygulama arasındaki bağın güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

Atinel, “Çünkü eğitime yapılan her yatırım, doğrudan hasta güvenliğine ve toplum sağlığına yansıyor” dedi.

Diş hekimliğinde nicelik değil, nitelik esas alınmalı

Türkiye’de diş hekimliği fakültelerinin sayısındaki hızlı artışın eğitim kalitesi ve istihdam açısından önemli sorunları beraberinde getirdiğini belirten Atinel, sağlık insan gücü planlamasının yalnızca bugünün değil, gelecek 10-15 yılın ihtiyaçları dikkate alınarak yapılması gerektiğini söyledi.

Atinel, “Bir ülkede ihtiyaçtan fazla sağlık insan gücü yetiştirmek, tek başına sağlık hizmetinin kalitesini artırmaz. Tam tersine eğitim altyapısı, akademik kadro, klinik uygulama olanakları ve istihdam planlaması aynı hızda gelişmiyorsa sistem üzerinde ciddi bir baskı oluşturur” diye konuştu.

Türk Dişhekimleri Birliği verilerine göre Türkiye’de 2026 yılı itibarıyla eğitim veren diş hekimliği fakültelerinin sayısının 107’ye ulaştığını belirten Atinel, 2026 yılı diş hekimliği kontenjanlarının 6 bin 762 olduğunu ifade etti.

TDB’nin son iki yılda toplam kontenjanların 3 bin 39 kişi, yani yaklaşık yüzde 31 oranında azaltıldığını bildirdiğini aktaran Atinel, YÖK Başkanı Erol Özvar’ın da 2026 yılı için diş hekimliği programlarındaki kontenjanın 9 bin 127’den 7 bin 81’e düşürüldüğünü ve bunun yüzde 22’lik bir azalma anlamına geldiğini açıkladığını hatırlattı.

TDB’nin daha sonraki verilerinin ise 2026 kılavuzunda toplam kontenjanın 6 bin 762 seviyesine indiğini ortaya koyduğunu belirten Atinel, kontenjanlardaki düşüşün önemli ancak tek başına yeterli olmadığını söyledi.

“Kontenjanların azaltılması doğru yönde atılmış bir adımdır. Ancak asıl mesele, eğitim, mezuniyet ve istihdam zincirinin bütün olarak planlanmasıdır” diyen Atinel, fakülte sayısından akademik kadrolara, öğrenci kontenjanlarından klinik eğitim altyapısına ve mezunların istihdamına kadar tüm sürecin bilimsel veriler ışığında ele alınması gerektiğini vurguladı.

2030 projeksiyonu yeniden değerlendirilmeli

Türkiye’de diş hekimi sayısının önümüzdeki yıllarda hızla artacağına dikkat çeken Atinel, mevcut projeksiyonların sağlık sistemi açısından kapsamlı biçimde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Atinel, “Bugün gelinen noktada 2030 yılında yaklaşık 130 bin diş hekimine ulaşılacağı öngörülüyor. Bu rakam yalnızca mesleki bir istatistik olarak ele alınamaz. Bunun sağlık hizmetlerine, eğitim kalitesine, istihdama, haksız rekabete ve genç meslektaşlarımızın gelecek kaygısına etkileri birlikte değerlendirilmelidir” dedi.

Türkiye’de önümüzdeki beş yılda yaklaşık 45 bin diş hekiminin mezun olacağı yönündeki Türk Dişhekimleri Birliği değerlendirmesinin de genç diş hekimlerinin istihdam ve uzmanlaşma olanaklarının planlanmasının önemini ortaya koyduğunu belirten Atinel, eğitimden uzmanlık ve istihdama uzanan zincirin bütüncül şekilde ele alınması gerektiğini söyledi.

“Mezuniyetten istihdama kadar bütün süreç planlanmalı”

2026-DUS sürecinde artan aday sayısına karşı uzmanlık kontenjanlarının yetersiz kaldığı yönündeki tartışmaların da diş hekimliği eğitiminden uzmanlık ve istihdama uzanan zincirdeki planlama ihtiyacını gündeme taşıdığını belirten Atinel, kamu istihdamındaki tabloya da dikkat çekti.

Sağlık Bakanlığı’nın 2026 yılı ilk atama kurasında 521 diş hekimi kadrosu için 17 bin 6 başvuru yapıldığı bildirildiğini aktaran Atinel, bu tablonun kamu istihdamının mevcut mezun havuzunu karşılamaktan ne kadar uzak olduğunu gösteren önemli göstergelerden biri olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Atinel, diş hekimliği alanında sürdürülebilir bir sistem için fakülte sayısı, kontenjanlar, akademik kadro, klinik eğitim altyapısı, uzmanlık olanakları ve istihdamın birlikte planlanması gerektiğini vurguladı.

reklam

En az 10 karakter gerekli
seyidoglu
reklam
reklam
Hızlı İletişim

Reklam, röportaj, haber, iş birliği ve görünürlük talepleriniz için bize ulaşın.