DOLAR %
EURO %
ALTIN
BITCOIN %
İstanbul
27°

AÇIK

kftreklam
EGİAD, İRD ve TAİDER’den Aile Şirketlerinin Marka Geleceğine Ortak Bakış
25 okunma

EGİAD, İRD ve TAİDER’den Aile Şirketlerinin Marka Geleceğine Ortak Bakış

ABONE OL
09/09/2026 10:21
EGİAD, İRD ve TAİDER’den Aile Şirketlerinin Marka Geleceğine Ortak Bakış
0

BEĞENDİM

ABONE OL

EGİAD, İzmir Reklamcılar Derneği ve TAİDER iş birliğiyle düzenlenen buluşmada, aile şirketlerinde markalaşma, kuşaklar arası aktarım, değişime uyum ve itibar yönetimi ele alındı. İş dünyasının temsilcileri, geçmişten gelen marka değerinin yeni neslin bakış açısıyla geleceğe taşınmasının önemine dikkat çekti.

Aile şirketlerinde markalaşma ve marka mirasının gelecek kuşaklara aktarılması, EGİAD, İzmir Reklamcılar Derneği (İRD) ve TAİDER tarafından düzenlenen buluşmada ele alındı. Pazarlama Yönetimi ve Marka İletişimi Danışmanı Güven Borça moderatörlüğünde gerçekleştirilen etkinlikte; İTK İcra Kurulu Başkanı ve EGİAD Fahri Üyesi Yiğit Tatış, Sun Tekstil Ürün Müdürü, Ekoten Tekstil Yönetim Kurulu Üyesi ve EGİAD Üyesi Ayşe Ünlütürk ile Folkart Genel Müdür Yardımcısı ve EGİAD Üyesi Ahmet Sancak, farklı sektörlerdeki deneyimleri üzerinden aile şirketlerinin markalaşma süreçlerini değerlendirdi.

Etkinlikte marka mirası, kuşaklar arası aktarım, yeni neslin bakış açısı, değişime uyum, itibar ve aile değerlerinin geleceğe taşınması başlıkları öne çıktı.

Özhelvacı: “Zaman, aile şirketlerinin en güçlü sermayelerinden biri”

Toplantının açılışında konuşan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı, aile şirketlerinin yalnızca sermaye yapısı, kurumsallaşma ve nesiller arası devir açısından değil; yıllar içerisinde oluşturdukları marka, güven, itibar ve hikâye açısından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Aile şirketlerinin rakiplerinin kolaylıkla satın alamayacağı veya taklit edemeyeceği önemli bir sermayeye sahip olduğunu belirten Özhelvacı, bu sermayenin “zaman” olduğuna dikkat çekti.

Özhelvacı, aile şirketlerinde mirasın yalnızca geçmişe bağlılık anlamına gelmediğini, geleceğe taşınması gereken stratejik bir değer olduğunu ifade etti. Geçmişten gelen değerlerin günümüz tüketicisinin beklentileri ve geleceğin dünyasıyla buluşturulmasının önemine vurgu yapan Özhelvacı, aile şirketlerinde markalaşmanın temel meselesini “geçmişi korurken değişebilmek, değişirken de kimliğini kaybetmemek” olarak tanımladı.

Aile isminin şirket markasıyla özdeşleşmesinin güven ve itibar açısından avantaj sağladığını belirten Özhelvacı, bunun aynı zamanda daha yüksek bir sorumluluk oluşturduğunu kaydetti.

“Marka mirası, yeni neslin perspektifiyle geleceğe taşınmalı”

EGİAD üyelerinin önemli bir bölümünün aile şirketlerinde ikinci, üçüncü ve sonraki kuşakları temsil ettiğini hatırlatan Özhelvacı, marka mirası, yeni neslin şirkete kattığı perspektif, değişime uyum ve aile değerlerinin geleceğe taşınmasının üyeler açısından doğrudan iş hayatlarının içinde karşılaştıkları stratejik bir yönetim konusu olduğunu belirtti.

EGİAD olarak üyeleri yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, geleceğin rekabet ortamına da hazırlamayı hedeflediklerini ifade eden Özhelvacı; aile işletmelerinin kurumsallaşması kadar markalaşmasına, dijital dönüşümüne, itibar yönetimine ve geleceği okuyabilmesine de önem verdiklerini söyledi.

Özhelvacı ayrıca etkinlikte yer alan üç konuşmacının da EGİAD üyesi olmasının kendileri açısından gurur verici olduğunu belirterek, EGİAD, TAİDER ve İRD iş birliğinin farklı uzmanlık alanlarını aynı zeminde buluşturduğunu ifade etti.

Perçin: “Başarı, değerleri koruyarak büyümektir”

TAİDER Yönetim Kurulu Başkanı Gülfem Yorgancılar Perçin, aile şirketlerinde sürdürülebilir başarının yalnızca şirketin büyümesiyle ölçülemeyeceğini vurguladı.

TAİDER’in 14 yıl önce aile şirketlerinin kendi değerlerini koruyarak nesilden nesle sağlıklı biçimde aktarılmasına ve uzun ömürlü olmasına katkı sunmak amacıyla yola çıktığını hatırlatan Perçin, “Asıl başarı, değerleri koruyarak büyümek ve güçlü bir mirası gelecek kuşaklara devredebilmektir” değerlendirmesinde bulundu.

Markanın bu yolculuğun en önemli parçalarından biri olduğunu belirten Perçin, markanın yalnızca bir isim veya ticari değer değil; aynı zamanda hikâye, güven ve yıllar boyunca oluşan itibar anlamına geldiğini söyledi.

Z ve Alfa kuşaklarıyla birlikte tüketici beklentilerinin de hızla değiştiğine dikkat çeken Perçin, yapay zekâ ve teknolojinin şekillendirdiği yeni dönemde markaların yalnızca ne sattığının değil, neye inandığının, nasıl davrandığının ve toplumla nasıl bağ kurduğunun da önem kazandığını ifade etti.

Çiner: “Aile şirketinin geçmişi mirastır, onu ekonomik değere dönüştüren markadır”

İzmir Reklamcılar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Turusan Çiner ise Türkiye’nin üretim gücünü küresel ölçekte güçlü markalara dönüştürmesinin stratejik önem taşıdığını vurguladı.

Aile şirketlerinin yıllar içerisinde yalnızca üretim kapasitesi değil; güven, itibar, müşteri ilişkileri, kurum kültürü ve güçlü bir hikâye oluşturduğunu belirten Çiner, bu birikimin kendiliğinden marka değerine dönüşmediğini söyledi.

Türkiye’nin güçlü bir üretim ülkesi olduğuna dikkat çeken Çiner, önümüzdeki dönemde daha fazla üretmenin yanı sıra daha fazla küresel marka yaratmanın da hedeflenmesi gerektiğini ifade etti.

Markalaşmanın yalnızca reklam ve iletişim faaliyeti olmadığını, şirketin bütününü kapsayan stratejik bir yönetim konusu olduğunu belirten Çiner, yeni nesillerin aile şirketlerinde sorumluluk üstlenmesiyle “Neyi korumalıyız, neyi dönüştürmeliyiz?” sorusunun daha kritik hale geldiğini söyledi.

Aile Şirketlerinin Deneyimleri Paylaşıldı

Seminer, Güven Borça moderatörlüğünde Yiğit Tatış, Ayşe Ünlütürk ve Ahmet Sancak’ın kendi şirket ve sektör deneyimleri üzerinden yaptığı değerlendirmelerle devam etti.

Güven Borça, Türkiye’de ilk kez kedi kumu üretimiyle bu alanda markalaşma başlattıklarını hatırlatarak, markalaşma sürecinde nesiller arasında anayasalaşmanın önemine dikkat çekti.

Ayşe Ünlütürk, tekstil alanında elde ettikleri başarıyla dünya devi güçlü markalarla çalıştıklarını belirterek, ihracatçı ve iç pazar üreticisi olarak yollarının uzun olduğunu ifade etti.

Yiğit Tatış, eğitimde markalaşmanın denge gerektirdiğini belirterek eğitim alanında franchising yaklaşımına karşı olduklarını kaydetti.

Ahmet Sancak ise gayrimenkul sektörüne geçiş sürecini anlatarak, İzmir’de yüzde 95 oranında bilinen bir marka haline geldiklerini aktardı.

reklam

En az 10 karakter gerekli
seyidoglu
reklam
reklam
Hızlı İletişim

Reklam, röportaj, haber, iş birliği ve görünürlük talepleriniz için bize ulaşın.