

Girne–Taşucu seferini yapan yolcu gemisinin alabora olmasıyla yaşanan facianın ardından UMKE, AFAD, sahil güvenlik ve sağlık ekipleri arama-kurtarma çalışmaları için seferber oldu. Çok sayıda kurumun eş zamanlı müdahale ettiği olay, afet ve acil durumlarda sağlık hizmetlerinin hazırlık kapasitesi, personel planlaması ve sahadaki sağlık çalışanlarının kritik rolünü yeniden gündeme taşıdı.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti açıklarında meydana gelen gemi faciası, afet ve acil durumlarda sağlık hizmetlerinin önemini bir kez daha ortaya koydu. Arama-kurtarma çalışmalarının yanı sıra yaralıların sağlık kuruluşlarına ulaştırılması ve müdahalesinde görev alan ekipler kritik görev üstlenirken, sağlık çalışanlarının afetlere hazırlığı, personel kapasitesi ve acil müdahale süreçleri yeniden tartışma konusu oldu.
Sağlık Hizmetleri Sendikası (Sahim-SEN) Genel Başkanı Özlem Akarken, facianın ardından yaptığı değerlendirmede hayatını kaybeden vatandaşlara rahmet, ailelerine başsağlığı, yaralılara ise acil şifa diledi. Akarken, arama-kurtarma çalışmalarında görev alan tüm ekiplerin gösterdiği özverinin önemine dikkat çekti.
Afet ve acil durumlarda sağlık hizmetlerinin başarısının yalnızca ekipman ve teknolojik kapasiteyle sağlanamayacağını belirten Özlem Akarken, yeterli sayıda, eğitimli ve görev tanımları net sağlık çalışanlarının varlığının kritik önem taşıdığını ifade etti.
Büyük kazalar ve afetlerin, acil sağlık hizmetlerinde hazırlığın olay anında başlamaması gerektiğini gösterdiğini belirten Akarken, sağlık çalışanlarının doğru zamanda doğru müdahaleyi yapabilmesi için sürekli eğitim, yeterli personel ve sahada uygulanabilir görev tanımlarının önceden oluşturulması gerektiğini söyledi.
Son dönemde acil sağlık hizmetlerinde uygulamaya alınan yeni düzenleme ve algoritmaların da sahadaki çalışanlar açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Akarken, yalnızca protokol yayımlanmasının yeterli olmadığını kaydetti.
Akarken, söz konusu uygulamaların çalışanlara kapsamlı eğitimlerle aktarılması ve sahadaki gerçek koşullarla uyumlu hâle getirilmesi gerektiğini vurguladı.

Afet ve acil durumlarda sağlık çalışanlarının aynı anda çok sayıda yaralıya müdahale etmek, triyaj yapmak, hastanelerin yükünü yönetmek ve farklı kurumlarla koordinasyon sağlamak zorunda kaldığını hatırlatan Akarken, personel planlamasının yalnızca günlük sağlık hizmetleri üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Bir sağlık tesisinin normal günlerdeki personel ihtiyacıyla afet anındaki ihtiyacının aynı olmadığını ifade eden Akarken, afet planlamasında araç, ekipman ve bina kapasitesinin yanı sıra sistemi çalıştıracak insan gücünün de planlanması gerektiğine dikkat çekti.
Eksik kadroyla çalışan sağlık emekçilerinden olağanüstü durumlarda daha yüksek performans beklenmesinin sürdürülebilir olmadığını belirten Akarken, afetlere yönelik insan kaynağı planlamasının sağlık sisteminin hazırlık kapasitesinin temel unsurlarından biri olduğunu söyledi.
30 Ağustos Zafer Bayramı’nda yaşanan facianın toplumda derin bir üzüntü yarattığını belirten Özlem Akarken, sağlık çalışanlarının bayram, gece, tatil ya da afet ayrımı gözetmeksizin görevlerinin başında olduğunu vurguladı.
Sağlık emekçilerinin toplumun en zor anlarında sahada görev yaptığını belirten Akarken, sağlık çalışanlarının fedakârlığının sistemdeki eksikliklerin kalıcı çözümü hâline getirilmemesi gerektiğini ifade etti.
Akarken; sağlık hizmetlerinin her koşulda güvenli ve etkin şekilde sürdürülebilmesi için yeterli kadro, nitelikli eğitim, liyakat esaslı atama ve net görev tanımlarının sağlanması gerektiğini söyledi.
Yaşanan her facianın sağlık sisteminin afetlere hazırlık kapasitesinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösterdiğini belirten Akarken, hedefin yalnızca yaşanan felaketler üzerinden değerlendirme yapmak değil, gelecekte meydana gelebilecek afetlere karşı daha güçlü bir sağlık sistemi oluşturmak olması gerektiğini ifade etti.
Kamu ve özel tüm kurumların sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmesi gerektiğini vurgulayan Akarken, denetimlerin sık, düzenli ve etkin şekilde yapılması çağrısında bulundu.
Denetimlerde tespit edilen eksikliklerin giderilip giderilmediğinin yetkin kişiler tarafından düzenli olarak takip edilmesi gerektiğini belirten Akarken, insan hayatını ilgilendiren konularda denetimin yalnızca eksikliklerin tespit edilmesiyle sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi.
Akarken, “Denetim yalnızca tespit aşamasında kalmamalı, sonuçları mutlaka takip edilmelidir” mesajını verdi.
GENEL
2 gün önceGENEL
2 gün önceSİVİL TOPLUM KURULUŞU
10 gün önceYAZARLARIMIZIN KALEMİNDEN
11 gün önceFUAR-ETKİNLİK-TURİZM
11 gün önceEKONOMİ
18 gün önceTARIM
19 gün önce
1
Ramazan Ayında Ağız Kokusu Nasıl Önlenir?
26724 kez okundu
2
16 EKİM DÜNYA GIDA GÜNÜ’NDE UZMAN HEKİMLER BESİN ALERJİLERİNİ ve KORUNMA YOLLARINI ANLATTI
11410 kez okundu
3
“Bankalar körlerden şahit isteyemez”
7944 kez okundu
4
Aile Hekimleri: “İnfluenzadaki artış dikkat çekici boyutlarda, maske kullanılması çok önemli”
7167 kez okundu
5
45 Yaşından Sonra Düzenli Tarama Kolon Kanserine Karşı Koruyor
6586 kez okundu
Reklam, röportaj, haber, iş birliği ve görünürlük talepleriniz için bize ulaşın.