DOLAR %
EURO %
ALTIN
BITCOIN 3701823-1,70%
İstanbul
27°

AÇIK

kftreklam
SUDER’den Su Güvenliği Uyarısı: Şehirler İçin Kritik Dönem Başlıyor
58 okunma

SUDER’den Su Güvenliği Uyarısı: Şehirler İçin Kritik Dönem Başlıyor

ABONE OL
07/08/2026 09:01
SUDER’den Su Güvenliği Uyarısı: Şehirler İçin Kritik Dönem Başlıyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İklim krizinin etkisiyle artan sıcaklık ve kuraklık, su stresini şehirlerin en önemli dayanıklılık başlıklarından biri haline getiriyor. SUDER, su kaynaklarının korunması, kayıpların azaltılması ve verimli kullanımın yaygınlaştırılması gerektiğine dikkat çekerek, 2030’a yaklaşırken su güvenliğinin stratejik bir öncelik olduğunu vurguladı.

Küresel iklim krizinin tetiklediği sıcaklık artışları ve kuraklık, dünya genelinde su kaynakları üzerindeki baskıyı artırıyor. Avrupa’da sıcaklıkların uzun dönem ortalamalarının üzerinde seyretmesi ve kuraklık koşullarının yaygınlaşması, şehirlerin su güvenliğini ve altyapı dayanıklılığını yeniden gündeme taşıyor.

Avrupa İklim Durumu değerlendirmelerine göre, Avrupa’nın yaklaşık yüzde 95’inde sıcaklıklar uzun dönem ortalamalarının üzerinde gerçekleşti. Aynı değerlendirmeler, kıtanın önemli bölümünde toprak nemi ve hidrolojik stresin arttığını ortaya koyarken, 2025 yılı içerisinde Avrupa’nın yüzde 50’den fazlasının kuraklık koşullarından etkilendiği belirtiliyor.

Küresel ısınmanın etkilerini yoğun biçimde hisseden Akdeniz Havzası’nda yer alan Türkiye de bu dönüşümden doğrudan etkileniyor. Kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı açısından Türkiye, su stresi yaşayan ülkeler arasında bulunurken, uzmanlar gerekli önlemlerin alınmaması halinde ülkenin gelecekte su fakirliği riskiyle karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekiyor.

“Su kaynaklarının korunması stratejik olarak ele alınmalı”

Ambalajlı Su Üreticileri Derneği (SUDER) Yönetim Kurulu Başkanı Yaşabey Kalebaşı, suyun yalnızca bir içecek değil, stratejik bir yaşam kaynağı olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

İklim krizinin artık geleceğin değil bugünün meselesi olduğunu ifade eden Kalebaşı, su kaynakları üzerindeki baskının her geçen yıl arttığını ve şehirlerin dayanıklılığının suyun nasıl yönetildiğiyle doğrudan bağlantılı hale geldiğini söyledi.

Kalebaşı, ambalajlı su sektörünün kaynakların korunması, verimli kullanımın teşvik edilmesi ve suyun güvenli şekilde tüketiciye ulaştırılması konusunda önemli bir sorumluluk taşıdığını belirterek, su kaybını artıran tüketim yöntemlerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Sektörde faaliyet gösteren üreticilerin suyun miktar ve kalitesinin korunması konusunda hassasiyet gösterdiğini ifade eden Kalebaşı, mevcut su varlığının gelecek nesillere aktarılması için kaynakların verimli kullanılmasının önemine dikkat çekti.

“Üretim süreçlerimizde sıfır su kaybı prensibiyle çalışıyoruz”

SUDER üyesi ambalajlı su üreticilerinin yeraltı su kaynaklarını çevreleyen alanların korunmasına da önem verdiğini belirten Kalebaşı, doğal su kaynaklarının kullanımında sürdürülebilir üretim için kamu otoriteleri, üniversiteler ve yerel topluluklarla iş birlikleri yürütüldüğünü aktardı.

Bu çalışmaların yalnızca su kaynaklarının, biyoçeşitliliğin ve doğal yaşam alanlarının korunmasına değil, bölgelerin sosyal ve ekonomik gelişimine de katkı sağladığını belirten Kalebaşı, üretim süreçlerinde sıfır su kaybı prensibiyle hareket ettiklerini söyledi.

Kalebaşı ayrıca, döngüsel ekonomiye katkı sağlamak amacıyla ambalajların yüzde 100 geri dönüştürülebilir malzemelerden üretilmesine yönelik uygulamalarla çevresel ayak izinin azaltılmasının hedeflendiğini ifade etti.

Ev tipi arıtma cihazlarında dikkat çeken su kaybı

Su kaynaklarının korunması ve israfın önlenmesi için tüketim teknolojilerinin verimlilik açısından bütüncül şekilde değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekildi.

İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi’nden Prof. Dr. Meriç Albay’ın yaptığı “Ev Tipi Su Arıtma Sistemlerinin Su Kalitesinin Değerlendirilmesi Araştırması”na göre, ev tipi arıtma cihazlarında 1 litre arıtılmış içme suyu elde edebilmek için yaklaşık 5 litre ve üzerinde su atık olarak kaybediliyor.

Su stresinin arttığı ve şehirlerin su kaynakları üzerindeki baskının yoğunlaştığı bir dönemde bu seviyedeki su kaybı, önemli bir verimlilik sorunu olarak değerlendiriliyor.

2040’ta 5,7 milyar insan su sıkıntısıyla karşı karşıya kalabilir

Kuraklık, yalnızca tarımsal üretimi etkileyen dönemsel bir risk olmaktan çıkarak küresel su güvenliğini tehdit eden önemli bir kriz haline geliyor. Dünyada ve Türkiye’de son 20 yılda kuraklığın artması, su kaynaklarının korunmasını ertelenemez bir öncelik haline getiriyor.

2040 yılına gelindiğinde dünya genelinde 5,7 milyar insanın su sıkıntısı yaşayabileceğine yönelik tahminler, suyun verimli kullanımının toplumsal ve ekonomik açıdan taşıdığı önemi ortaya koyuyor.

SUDER Yönetim Kurulu Başkanı Yaşabey Kalebaşı, bu tablonun yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimini, su kayıplarının azaltılmasını ve verimli su kullanımını destekleyen uygulamaların yaygınlaştırılmasını daha kritik hale getirdiğini belirtti.

Yeraltı su rezervlerindeki azalma kentleri zorluyor

Şehirlerin su güvenliği; suyun nasıl korunduğu, yönetildiği ve ne kadar verimli kullanıldığıyla doğrudan bağlantılı bulunuyor. Yeraltı su rezervlerindeki azalma ve yüzey sularındaki dalgalanmalar, kentlerin uzun vadeli dayanıklılığını zorlayan unsurlar arasında yer alıyor.

Avrupa’nın 2025 yılında en kurak üç yıldan birini yaşadığı ve bazı dönemlerde kıtanın yaklaşık üçte birinde şiddetli kuraklık koşullarının görüldüğüne ilişkin veriler, su döngüsündeki bozulmanın geçici olmaktan çıkarak yapısal bir eğilime dönüştüğüne işaret ediyor.

Kalebaşı, su stresinin derinleştiği bir dönemde yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının korunmasının ortak sorumluluk olduğunu belirterek, tarım, sanayi ve diğer tüketim alanlarında verimli su yönetimi uygulamalarının yaygınlaştırılması, su kayıplarının azaltılması ve doğal kaynakların sürdürülebilir şekilde yönetilmesi gerektiğini vurguladı.

Water pouring into glass from plastic bottle.
reklam

En az 10 karakter gerekli
seyidoglu
reklam
reklam
Hızlı İletişim

Reklam, röportaj, haber, iş birliği ve görünürlük talepleriniz için bize ulaşın.