DOLAR %
EURO %
ALTIN
BITCOIN %
İstanbul
30°

AÇIK

kftreklam
Aslantaş: Sanayicinin Rekabet Gücü Katma Değerli Üretimle Korunabilir
4 okunma

Aslantaş: Sanayicinin Rekabet Gücü Katma Değerli Üretimle Korunabilir

ABONE OL
21/08/2026 14:38
Aslantaş: Sanayicinin Rekabet Gücü Katma Değerli Üretimle Korunabilir
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Gebze Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahman Aslantaş, Bloomberg HT’de katıldığı Fokus programında Türkiye sanayisinin gündemini değerlendirdi. Avrupa’daki sipariş düşüşünden yüksek üretim ve finansman maliyetlerine, teşviklerden yabancı yatırımlara kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulunan Aslantaş, Türkiye’nin ihracat gücünü koruyabilmesi için katma değeri yüksek üretim, inovasyon, yeşil dönüşüm ve verimlilik odaklı bir yapıya yönelmesi gerektiğini vurguladı.

Gebze Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahman Aslantaş, Bloomberg HT’de Alara Akgün’ün sunduğu Fokus programının canlı yayın konuğu oldu. Aslantaş, Türkiye sanayisinin mevcut görünümünü değerlendirirken Avrupa’daki talep daralması, finansmana erişim, yüksek üretim maliyetleri, ihracat pazarlarındaki gelişmeler ve yatırım ortamına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Sanayicinin hem dış pazarlardaki daralma hem de artan maliyetlerle aynı anda mücadele ettiğine dikkat çeken Aslantaş, teşviklerin doğru işletmelere ulaştırılması, firmaların finansal yapılarını güçlendirmesi ve Türkiye’nin katma değerli üretime yönelmesi gerektiğini ifade etti.

Avrupa’daki Sipariş Düşüşü Üretimi Etkiliyor

Türkiye sanayisinin mevcut durumunu değerlendiren Aslantaş, ihracatın önemli bölümünün Avrupa Birliği ülkelerine gerçekleştirildiğine dikkat çekti. Avrupa ekonomilerindeki daralmanın Türkiye’deki üreticilere doğrudan yansıdığını belirten Aslantaş, Avrupa’dan gelen siparişlerde yaşanan düşüşün sanayi üretimini olumsuz etkilediğini söyledi.

Küresel rekabetin giderek sertleştiğine işaret eden Aslantaş, sanayicinin dış talepteki daralmanın yanı sıra artan maliyet baskısıyla da mücadele ettiğini vurguladı.

“Pazarı Kaybetmek En Büyük Risklerden Biri”

Özellikle emek yoğun sektörlerde işçilik ve kira maliyetlerinin işletmeler üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirten Aslantaş, ihracatçıların uzun vadeli döviz bazlı anlaşmalarına karşılık maliyetlerin beklenenin üzerinde artmasının fiyat avantajını zayıflattığını kaydetti.

İhracat pazarlarının korunmasının kritik önemde olduğunu vurgulayan Aslantaş, “Biz bir pazarı kaybettiğimizde bunu yeniden kazanmak için çok daha fazla zaman ve bedel ödememiz gerekiyor. Belki de o pazara bir daha girememe riskimiz var.” ifadelerini kullandı.

“Firmalar Finanslarını Doğru Yönetmeli”

Sanayici ve KOBİ’lere yönelik teşvik ve finansman desteklerini de değerlendiren Aslantaş, kamu desteklerinin sürdürülmesinin önemli olduğunu ancak işletmelerin yalnızca teşvik ve kredilere bağlı bir finansal yapı kurmaması gerektiğini söyledi.

Özellikle ithalatı ikame edecek ürünlerin üretimine yönelik teşviklerin artırılması gerektiğini belirten Aslantaş, bu yaklaşımın kaynakların yurt içinde kalmasına ve ihracat yoluyla döviz girdisinin artırılmasına katkı sağlayacağını ifade etti.

Aslantaş, “Teşvikler ve destekler her zaman devam etmeyebilir. Asıl olan firmalarımızın finans gücünü çok güçlü tutmalarıdır. Finansınız güçlü ise fırtınalı havalarda gemiyi limana daha rahat vardırabilirsiniz.” değerlendirmesinde bulundu.

Desteklerde “Borcu Yoktur” Kriterine Dikkat Çekti

KGF ve Nefes Kredisi gibi finansman mekanizmalarının işletmelere erişimine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Aslantaş, desteklerin özellikle finansmana gerçekten ihtiyaç duyan işletmelere ulaşması gerektiğini söyledi.

SGK ve vergi borcu bulunan işletmelerin finansmana erişimini kolaylaştıracak farklı bir model önerdiklerini belirten Aslantaş, “Borcu yoktur” yazısının istenmesi yerine işletmelerin borç miktarının belirlenerek kredinin doğrudan bu alana aktarılmasını önerdi.

Bu öneriyi TOBB nezdinde de dile getirdiğini belirten Aslantaş, finansman desteklerinin kriterlerinin, ihtiyaç sahibi işletmelerin daha etkin yararlanabileceği şekilde ele alınması gerektiğini ifade etti.

Firmalar Yeni Yatırım Yerine Mevcut Yapıyı Korumaya Odaklanıyor

Gebze sanayisindeki yatırım eğilimini de değerlendiren Aslantaş, mevcut ekonomik koşullar ve küresel belirsizlikler nedeniyle büyük ölçekli firmaların yeni yatırım kararlarında daha temkinli hareket ettiğini söyledi.

Firmaların önemli bölümünün yeni yatırım yapmak yerine mevcut üretim ve finansal yapılarını koruyarak yeni döneme hazırlanmayı tercih ettiğini belirten Aslantaş, Avrupa’daki sipariş düşüşlerinin bu eğilimi güçlendirdiğini ve bazı işletmeler açısından küçülme baskısı oluşturduğunu ifade etti.

“Bu Faizlerle Sanayicinin Yatırım Yapması Mümkün Gözükmüyor”

Orta Vadeli Program’a ilişkin beklentilerini de paylaşan Aslantaş, üretim ve yatırımlar açısından faiz ve enflasyonun kritik başlıklar olduğunu vurguladı.

Yüksek finansman maliyetlerinin yeni yatırımların önündeki temel engellerden biri haline geldiğini ifade eden Aslantaş, “Faiz oranları makul bir seviyeye düşmeden üreticilerimizin ve sanayicilerimizin bu maliyeti yüksek kredilerle yatırım yapmaları mümkün gözükmüyor.” dedi.

Faiz ve enflasyonist ortamda ciddi bir iyileşmeye ihtiyaç bulunduğunu belirten Aslantaş, aksi durumda işletmeler açısından yalnızca yeni yatırım yapmanın değil, mevcut yapıyı korumanın da giderek zorlaşacağına dikkat çekti.

Gebze’de Firma Açılış ve Kapanışlarında Olağanüstü Tablo Yok

Türkiye genelindeki işletme kapanışlarının sorulması üzerine Gebze Ticaret Odası verilerini değerlendiren Aslantaş, bölgede olağan dışı bir firma kapanışı görülmediğini ifade etti.

GTO bünyesinde yaklaşık 29 bin üye bulunduğunu belirten Aslantaş, firma açılış ve kapanışlarının geçmiş yıllardaki ortalamalara yakın seyrettiğini ve Gebze bölgesinin mevcut süreçten firma kapanışları bakımından ciddi ölçüde etkilenmediğini söyledi.

Küresel Yatırımlarda Yeni Dönem: “Made in EU” Etkisi

Yabancı yatırımcıların Türkiye’ye yaklaşımını da değerlendiren Aslantaş, küresel ekonomide korumacı politikaların güçlendiğine dikkat çekti.

Avrupa Birliği’nin “Made in EU” yaklaşımıyla kendi sanayisini ve üretimini yeniden Avrupa’ya çekmeye yönelik güçlü bir irade ortaya koyduğunu belirten Aslantaş, ABD’de de benzer politikaların izlendiğini ifade etti.

Türkiye’deki işçilik maliyetlerinin geçmişte sağladığı avantajın zayıflamasının yabancı yatırım kararlarında etkili olabileceğini belirten Aslantaş, şirketlerin daha avantajlı üretim merkezlerine yönelme veya yatırımlarını yeniden Avrupa’ya taşıma eğilimi gösterebileceğini kaydetti.

Gebzeli Firmalara ABD Pazarının Kapısı Açılacak

Programda Gebze Ticaret Odası’nın TABA/AmCham ile yürüttüğü çalışmalara da değinen Aslantaş, ABD pazarına açılmak isteyen GTO üyelerinin doğru bilgi ve tecrübeye doğrudan ulaşmasını hedeflediklerini söyledi.

ABD’ye mal veya hizmet satmanın yalnızca ürün sahibi olmakla mümkün olmadığını vurgulayan Aslantaş; pazarın yapısının, müşteri profilinin, mevzuatın ve ticari dinamiklerin doğru bilinmesi gerektiğini ifade etti.

TABA/AmCham ile gerçekleştirilecek iş birliği kapsamında GTO üyelerinin bu alandaki tecrübeli isimlerle doğrudan buluşturulacağını belirten Aslantaş, kurulacak yapının firmaların yanlış adımlarla zaman ve kaynak kaybetmesinin önüne geçmesini hedeflediklerini söyledi.

Gebze’nin güçlü üretim altyapısının ABD pazarı açısından önemli bir potansiyel taşıdığına da dikkat çekti.

“İhracatı Artırmanın Yolu Katma Değerli Üretimden Geçiyor”

Programın sonunda Türkiye’nin ihracatta rekabet gücünü nasıl koruyabileceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aslantaş, çözümün düşük maliyet üzerinden rekabet etmek değil, katma değeri yüksek ürün üretmek olduğunu vurguladı.

Herkesin üretebildiği ürünlerle küresel rekabette öne çıkmanın giderek zorlaştığını belirten Aslantaş, “İhracatımızı artırabilmemizin çözümü katma değeri yüksek ürün üretmek. Her gün yeni inovasyonlar geliştirerek ön planda olmamız gerekiyor.” dedi.

Aslantaş ayrıca sanayinin rekabet gücünü koruyabilmesi için yeşil dönüşümün tamamlanması ve verimliliğin üretimin merkezine alınması gerektiğini belirtti.

Türkiye sanayisinin küresel pazarlardaki geleceğinin inovasyon, dönüşüm ve yüksek katma değerli üretim ekseninde şekilleneceğini ifade eden Aslantaş, sanayicilerin değişen küresel rekabet koşullarına uyum sağlamasının önemine dikkat çekti.

reklam

En az 10 karakter gerekli
seyidoglu
reklam
reklam
Hızlı İletişim

Reklam, röportaj, haber, iş birliği ve görünürlük talepleriniz için bize ulaşın.