

TÜİK verilerine göre internet üzerinden mal veya hizmet satın alanların oranı son 10 yılda yüzde 20,9’dan yüzde 60’a yükseldi. TOBB E-ticaret Meclis Üyesi ve ideasoft CEO’su Sinan Akdal, dijital alışverişteki hızlı yükselişin e-ticareti işletmeler için alternatif bir kanal olmaktan çıkararak sürdürülebilir büyümenin temel unsurlarından biri haline getirdiğini belirtti.
Türkiye’de internet kullanımının yaygınlaşması, tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarında da kalıcı bir dönüşüm yaratıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması sonuçlarına göre internet üzerinden mal veya hizmet satın alan ya da sipariş veren bireylerin oranı son 10 yılda yüzde 20,9’dan yüzde 60’a yükseldi.
Böylece internetten alışveriş yapanların oranı yaklaşık üç katına çıkarken, e-ticaret de giderek daha geniş bir tüketici kitlesinin günlük yaşamındaki alışveriş alışkanlıklarının doğal bir parçası haline geldi. Son üç ay içinde internet üzerinden alışveriş yapanların oranının yüzde 48,3 olarak gerçekleşmesi ise dijital alışverişin dönemsel bir tercih olmaktan çıkarak kalıcı bir tüketim kanalına dönüştüğünü ortaya koydu.
TOBB E-ticaret Meclis Üyesi ve ideasoft CEO’su Sinan Akdal, e-ticaretin ulaştığı seviyenin yalnızca işlem hacmi veya işletme sayısıyla değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, internetten alışveriş yapan tüketici oranındaki artışın Türkiye’deki dijital dönüşümün önemli göstergelerinden biri olduğunu söyledi.
İnternetten alışveriş yapanların oranının yüzde 60’a ulaşmasının e-ticaretin genişleyen kullanıcı tabanını ortaya koyduğunu belirten Akdal, 10 yıl önce her beş kişiden birinin kullandığı dijital alışveriş kanalının bugün her 10 kişiden 6’sı tarafından tercih edilmesinin tüketici davranışındaki değişimin boyutunu gösterdiğini ifade etti.
Akdal’a göre bu dönüşüm, işletmelerin e-ticarete yaklaşımını da yeniden şekillendiriyor. Dijital kanallarda yer almak artık yalnızca yeni müşterilere ulaşmanın değil; tüketiciyi anlamanın, fiyatlama kararlarını yönetmenin ve uzun vadeli müşteri ilişkileri oluşturmanın da önemli bir aracı haline geliyor.
TÜİK araştırmasında teknoloji ürünü satın alırken tüketicilerin en fazla önem verdiği kriterin yüzde 89,3 ile fiyat olması, dijital ticarette rekabetin hangi alanlara kaydığını da ortaya koyuyor.
Dijital kanalların tüketicilere ürün ve fiyatları karşılaştırma konusunda daha fazla imkan sunması, işletmeler açısından fiyat şeffaflığını ve rekabeti daha kritik hale getiriyor.
Akdal, tüketicilerin satın alma öncesinde dijital kanallarda daha fazla araştırma yaptığını ve alternatifleri karşılaştırdığını belirterek, işletmeler açısından rekabetin yalnızca ürün ve hizmet çeşitliliğiyle sınırlı olmadığını söyledi. Doğru fiyatlama ve doğru zamanda doğru teklif sunabilmenin de satın alma kararında belirleyici hale geldiğini vurguladı.
Dijital kullanımın yalnızca fiziksel ürün alışverişiyle sınırlı kalmaması da e-ticaret ekosistemindeki dönüşümün bir başka boyutunu oluşturuyor.
TÜİK araştırmasına göre son üç ay içinde internet üzerinden eğitim veya öğrenme faaliyeti gerçekleştiren bireylerin oranı yüzde 22,9’a yükseldi. Bu veri, dijital hizmet ve içerik ekonomisinin de giderek büyüdüğüne işaret ediyor.
Eğitimler, dijital yayınlar, yazılımlar ve çevrimiçi hizmetlerin önümüzdeki dönemde e-ticaret ekosistemindeki ağırlığının artması bekleniyor. Böylece dijital ticaretin kapsamının fiziksel ürün satışından hizmet ve içerik tüketimine doğru daha da genişlemesi öngörülüyor.
İnternetten alışveriş yapan tüketici kitlesinin büyümesi, işletmeler arasındaki rekabetin niteliğini de değiştiriyor. Tüketicilerin daha fazla seçenek, bilgi ve karşılaştırma imkanına sahip olması; müşteri deneyimi, fiyatlama, stok yönetimi, kişiselleştirme ve kampanya performansı gibi alanlarda daha hızlı ve verimli karar almayı zorunlu hale getiriyor.
Sinan Akdal, e-ticaretin geleceğinde yalnızca kullanıcı sayısındaki artışın değil, teknolojinin ticaret süreçlerine daha fazla entegre edilmesinin belirleyici olacağını ifade etti.
Akdal’a göre işletmeler için dijital ortamda bulunmak tek başına yeterli olmayacak. Veriyi anlamlandırmak, tüketici davranışını doğru okumak ve değişen talebe hızlı yanıt vermek rekabet gücünün temel unsurları arasında yer alacak.
Yapay zeka destekli ticaret uygulamaları, veri odaklı karar alma süreçleri ve güçlü dijital altyapıların ise işletmelerin operasyonel verimliliğini ve rekabet gücünü artıran başlıca araçlar haline gelmesi bekleniyor.
GÜNDEM
15 gün önceFUAR-ETKİNLİK-TURİZM
17 gün önceFUAR-ETKİNLİK-TURİZM
17 gün önceYAZARLARIMIZIN KALEMİNDEN
19 gün önceEKONOMİ
28 gün önceYAZARLARIMIZIN KALEMİNDEN
30 gün önceEKONOMİ
13 Ağustos 2026
1
Sabancı Hatay Kuluçka Merkezi1.250 girişimciye ulaştı
27451 kez okundu
2
Togg, Ankara Söğütözü Deneyim Merkezi’ni açtı
21977 kez okundu
3
YASED-TÜBİTAK İŞ BİRLİĞİ, GİRİŞİMLERDE TEKNOLOJİNİN AĞIRLIĞINI ARTIRACAK
20487 kez okundu
4
E-imzasını yenileyenler yüzde 19 az ödüyor
12619 kez okundu
5
Yapay zekâ uygulamaları yazılım mühendislerinin tahtını sallayabilir
11457 kez okundu
Reklam, röportaj, haber, iş birliği ve görünürlük talepleriniz için bize ulaşın.