Türkiye, “Dirençli Toplumlar İçin Sürdürülebilir Ormanlar” Deklarasyonu’na İmza Attı
Türkiye, Pan-Avrupa bölgesindeki ormanların iklim değişikliği ve çevresel tehditlere karşı korunmasını hedefleyen “Dirençli Toplumlar İçin Sürdürülebilir Ormanlar Deklarasyonu”nu imzaladı. Stockholm’de düzenlenen 10. Forest Europe Bakanlar Konferansı’nda kabul edilen deklarasyon, sürdürülebilir orman yönetimi ve ekosistem hizmetlerinin korunmasına yönelik ortak sorumlulukları ortaya koyuyor.
Türkiye, Pan-Avrupa bölgesindeki ormanların korunması ve sürdürülebilirliğinin güçlendirilmesini amaçlayan “Dirençli Toplumlar İçin Sürdürülebilir Ormanlar Deklarasyonu”na imza attı.
İsveç’in başkenti Stockholm’de düzenlenen 10. Forest Europe Bakanlar Konferansı’nda kabul edilen 27 maddelik deklarasyonda, iklim değişikliği başta olmak üzere çevresel, sosyal, ekonomik ve jeopolitik zorluklara karşı dirençli ormanların ve sürdürülebilir orman yönetiminin önemi vurgulandı. Türkiye’yi konferansta Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Abdülkadir Polat temsil etti.
Türkiye adına imzalanan deklarasyonda, mevcut ve gelecek nesiller için çok yönlü faydalar sağlayan ormanların korunmasının imzacı ülkelerin ortak sorumluluğu olduğu ifade edildi. Belgede, “sürdürülebilir orman yönetimi” anlayışının FOREST EUROPE sürecinin temel ilkesi olmaya devam ettiği belirtilirken, bu yaklaşımın bilimsel ve kanıta dayalı politikaların oluşturulmasındaki rolüne dikkat çekildi.
Deklarasyonda, ormanların biyoçeşitliliğin korunması, iklim değişikliğiyle mücadele ve uyum, kırsal kalkınmanın desteklenmesi, sürdürülebilir orman ürünleri tedariki ve insan refahının artırılması gibi çok yönlü katkıları vurgulandı. Ayrıca, ormanların sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin gerçekleştirilmesinde kritik öneme sahip olduğu kaydedildi.
Avrupa genelindeki ormanların iklim değişikliği, aşırı hava olayları, zararlı böcek salgınları, hastalıklar, istilacı türler ve orman yangınları gibi tehditlerden giderek daha fazla etkilendiğine işaret edilen deklarasyonda, uyarlanabilir ve sürdürülebilir orman yönetiminin gerekliliği ön plana çıkarıldı.
Belgede, sağlıklı, dayanıklı ve biyolojik çeşitliliği yüksek ormanların korunmasının sürdürülebilir ve iklim nötr bir ekonomiye geçiş açısından kritik olduğu ifade edilirken, yenilenebilir biyolojik kaynakların ve döngüsel orman tabanlı biyoekonominin fosil yakıtların yerini almadaki rolü de vurgulandı.
Orman sektöründe yenilikçi teknolojiler, entegre yaklaşımlar ve nitelikli iş gücünün önemine dikkat çekilen deklarasyonda, özellikle kırsal alanlarda genç nesilleri destekleyen yeşil istihdamın geliştirilmesinin sürdürülebilir orman yönetimi açısından önemli olduğu belirtildi.
Deklarasyonda ayrıca, Birleşmiş Milletler Orman Forumu, BM Avrupa Ekonomik Komisyonu, Gıda ve Tarım Örgütü ve diğer uluslararası kuruluşlarla iş birliğinin güçlendirilmesinin önemi vurgulanırken, ormanların ve ormancılık değer zincirlerinin Pan-Avrupa bölgesinde toplumsal direnç ve stratejik kriz hazırlığı açısından kritik varlıklar olduğu ifade edildi.