Şeffaf Menüyle Gıdada Yeni Dönem: Tüketici Tabağındaki İçeriği Bilecek
İstanbul Ticaret Borsası’nın düzenlediği Borsa Meydanında Sektörler Konuşuyor toplantısında Şeffaf Menü Uygulaması ele alındı. Uygulamayla tüketicilerin sipariş vermeden önce ürünlerin içeriği, alerjen bilgileri ve kalori değerlerine ulaşması hedeflenirken, katılımcılar şeffaflığın yalnızca menüyle sınırlı kalmaması, tedarik zincirinden kullanılan katkı maddelerine kadar genişletilmesi gerektiğine dikkat çekti.
TÜKETİCİNİN NE YEDİĞİNİ BİLMESİ TEMEL HAKKIDIR
İstanbul Ticaret Borsası’nın, Güvenilir Ürün Platformu işbirliğiyle düzenlediği Borsa Meydanında Sektörler Konuşuyor toplantısında bu ay “Şeffaf Menü Uygulaması” gündeme taşındı. Online gerçekleştirilen toplantının açılış konuşmasını İstanbul Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ahmet Bülent Kasap, moderatörlüğünü ise gazeteci Celal Toprak yaptı.
Toplantıya Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Dr. Ersin Dilber, Tüm Gıda İşletmecileri Derneği Başkanı Yunus Emre Akkor, Ev Dışı Tüketim Gıda ve Gıda Dışı Tedarikçileri Derneği HORECA-DER Başkanı Murat Alıcılar ve İstanbul Ticaret Borsası Meclis Üyesi Süleyman Tarakçı konuşmacı olarak katıldı.
İstanbul Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Bülent Kasap, gıda söz konusu olduğunda güvenin her şeyin başında geldiğini belirterek, tüketicilerin artık yalnızca yemeğin lezzetine veya fiyatına değil, ürünün hangi malzemelerle hazırlandığına, alerjen içerip içermediğine ve kalori miktarına da dikkat ettiğini söyledi.
Kasap, tüketicinin ne yediğini bilmesinin bir ayrıcalık değil, temel bir tüketici hakkı olduğunu vurgulayarak, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Şeffaf Menü uygulamasının tüketicinin doğru ve açık bilgiye ulaşmasını sağlayan önemli bir adım olduğunu ifade etti. Türkiye’deki sistemin içerik bilgisi, alerjen bildirimi ve kalori değerini aynı çerçevede ele alan kapsamlı bir bilgilendirme yaklaşımı sunduğunu belirten Kasap, bunun dünyadaki ilk örneklerden biri olabileceğine dikkat çekti.
TÜKETİCİ GIDA DENETİMİNİN BİR PARÇASI HÂLİNE GELİYOR
Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Dr. Ersin Dilber ise uygulamanın temel amacının tüketicinin yanıltılmadan doğru bilgiye ulaşmasını ve sağlık durumuna uygun, bilinçli tercihler yapabilmesini sağlamak olduğunu belirtti.
Türkiye genelinde yılda bir milyondan fazla gıda denetimi gerçekleştirildiğini ifade eden Dilber, taklit ve tağşiş yaptığı laboratuvar sonuçlarıyla kesinleşen firmaların kamuoyuyla paylaşıldığını söyledi. Gıda etiketlerinin ilk bakışta anlaşılabilmesi amacıyla Türk Gıda Kodeksi’nde düzenlemeler yapıldığını aktaran Dilber, Şeffaf Menü uygulamasının ilk olarak zincir işletmelerde başlatıldığını belirtti.
Karekod uygulamasıyla tüketicinin işletmenin son denetim tarihini görebildiğini ve karşılaştığı olumsuzlukları doğrudan bildirebildiğini söyleyen Dilber, böylece tüketicinin yalnızca denetim sonuçlarını takip eden değil, gıda denetiminin aktif bir paydaşı hâline geldiğini ifade etti.
Dilber, özellikle alerji, diyabet ve benzeri sağlık hassasiyetleri bulunan vatandaşların tükettikleri ürünlerin içeriğini bilmesinin en doğal hakları olduğunu vurguladı.
ŞEFFAFLIK MUTFAKTA DEĞİL, TARLADA BAŞLIYOR
HORECA-DER Başkanı Murat Alıcılar, restoran ve kafelerde binlerce farklı ürün ve hammaddenin kullanıldığına dikkat çekerek, gerçek anlamda şeffaf bir menü için tedarik zincirinin de izlenebilir ve denetlenebilir olması gerektiğini söyledi.
“Şeffaf menü mutfakta başlamıyor; tarlada, üreticide ve tedarikçide başlıyor” diyen Alıcılar, Türkiye’de onaylı tedarikçi sisteminin kurulmasının hem insan sağlığının korunması hem de kurallara uygun faaliyet gösteren işletmelerin desteklenmesi açısından önemli olduğunu belirtti.
Alıcılar ayrıca güvenilir bir sistemin yalnızca yerli tüketiciye değil, Türkiye’yi ziyaret eden turistlere de güven vereceğini ve ülkenin gastronomi alanındaki marka değerini güçlendireceğini ifade etti.
KATKI MADDELERİNİN ADI VE MİKTARI DA BİLİNMELİ
İstanbul Ticaret Borsası Meclis Üyesi Süleyman Tarakçı, şeffaflığın yalnızca ürünün temel bileşenlerinin açıklanmasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti.
Kullanılan katkı maddelerinin hangi üründe ve ne miktarda bulunduğunun da tüketiciyle açık biçimde paylaşılması gerektiğini ifade eden Tarakçı, aynı ürün grubundaki büyük fiyat farklılıklarının tüketicide soru işaretlerine yol açtığını söyledi.
Tüketicinin ödediği bedelin karşılığında nasıl bir ürün aldığını, hangi hammaddelerin ve katkı maddelerinin kullanıldığını bilmesi gerektiğini vurgulayan Tarakçı, taklit ve tağşişli ürünlere yönelik denetimlerin hızlandırılması gerektiğini belirtti. Tarakçı, sokak lezzetleri de dâhil olmak üzere tüketicinin sağlıklı ve güvenilir ürüne erişiminin güvence altına alınmasının yolunun daha fazla şeffaflıktan geçtiğini ifade etti.
SOSLAR VE TAMAMLAYICI ÜRÜNLER DE MENÜDE YER ALMALI
Tüm Gıda İşletmecileri Derneği Başkanı Yunus Emre Akkor ise bir yemekte kullanılan sosların, hazır pürelerin, tatlandırıcıların ve diğer tamamlayıcı ürünlerin çok sayıda katkı maddesi içerebildiğine dikkat çekti.
Tüketicinin yalnızca ana malzemeyi değil, tabağın tamamını bilmek istediğini belirten Akkor, hamburger örneği üzerinden et ve ekmek bilgilerinin yanı sıra sosların, glikoz türevlerinin, “E” kodlu katkı maddelerinin ve tatlandırıcıların içeriğinin de açıklanması gerektiğini söyledi.
Menü içeriğinin farkında olan tüketicinin zamanla nitelikli restoranları diğer işletmelerden ayırt edebileceğini ifade eden Akkor, gıda odaklı yeme içme hizmetlerinin giderek pahalılaştığı bir dönemde tüketicinin tercih ettiği ürünün gerçek içeriğini bilmesinin daha da önemli hâle geldiğini belirtti.
Akkor, şeffaf menü uygulamasının ana malzemelerle sınırlı kalması durumunda amacına tam olarak ulaşamayacağını vurguladı.