İTO Başkanı Şekib Avdagiç: “AB Üyelik Müzakereleri Uzatım Sürecine Dönüşmemeli”

İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyelik sürecinin yeniden canlandırılması gerektiğini belirterek, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi, vize serbestliği ve ekonomik entegrasyon alanlarında somut adımlar atılması çağrısında bulundu. Avdagiç, Türkiye'nin yüksek teknoloji odaklı üretim yapısıyla küresel rekabet gücünü artırması gerektiğini vurguladı.

İTO'nun temmuz ayı Meclis Toplantısı'nda iş dünyasının gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avdagiç, Türkiye'nin ekonomik dönüşümü, Avrupa Birliği ile ilişkiler, küresel ekonomi ve enflasyonla mücadele sürecine ilişkin önemli mesajlar verdi.

"AB ile İlişkiler Yeni Bir Perspektifle Güçlendirilmeli"

Türkiye'nin Avrupa Birliği ile daha güçlü ekonomik entegrasyon sağlamasının önemine işaret eden Avdagiç, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi, ekonomik ve ticari entegrasyonun derinleştirilmesi ile vize serbestliği sürecinde kalan kriterlerin tamamlanmasına yönelik adımların hızlandırılması gerektiğini ifade etti.

Türkiye'nin AB üyelik sürecine yeni bir bakış açısı kazandırılması gerektiğini vurgulayan Avdagiç, "Türkiye'nin AB'ye tam üye olarak katılım müzakerelerinin uzatım müzakerelerine dönüşmemesi gerekiyor. Üyelik müzakereleri yeniden canlandırılmalı ve Türkiye'nin katılım sürecine somut ve yeni bir perspektif kazandırılmalıdır." dedi.

"Yüksek Teknoloji Odaklı Sanayi Yapısına Geçilmeli"

Türkiye'nin gelecekteki ekonomik vizyonunun üç temel dönüşüm alanı üzerine inşa edilmesi gerektiğini belirten Avdagiç, bunları jeostratejik konumun jeoekonomik güce dönüştürülmesi, üretim ekonomisinin teknoloji ekonomisine evrilmesi ve transit ülke kimliğinden karar verici merkez ülke konumuna geçiş olarak sıraladı.

Sanayi politikasının bu dönüşümün en kritik unsuru olduğunu vurgulayan Avdagiç, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile daha güçlü ekonomik entegrasyon sağlayabilmesi için orta-yüksek ve yüksek teknoloji üretimine odaklanan daha seçici ve stratejik bir sanayi yapısına yönelmesi gerektiğini söyledi.

Küresel ekonomide rekabetin artık teknoloji, veri ve kritik üretim kabiliyetleri etrafında şekillendiğini belirten Avdagiç, Türkiye'nin bu alanlarda yapısal dönüşümü gerçekleştirmesinin zorunluluk haline geldiğini ifade etti.

15 Temmuz'un 10. Yıl Dönümüne Vurgu

Konuşmasında 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün 10. yıl dönümüne de değinen Avdagiç, Türk milletinin darbe girişimi karşısında gösterdiği direnişin tarihe geçtiğini belirtti.

15 Temmuz'un yalnızca demokrasiye değil, Türkiye ekonomisine yönelik bir müdahalenin de engellendiği bir gece olduğunu ifade eden Avdagiç, şehitleri rahmetle, gazileri ise minnetle andı.

"Küresel Ekonomi Kalıcı Bir Belirsizlik Dönemine Girdi"

Dünya ekonomisindeki gelişmeleri de değerlendiren Avdagiç, küresel ekonominin artık geçici krizlerden ziyade kalıcı ve çok katmanlı bir belirsizlik dönemine girdiğini söyledi.

Enerji piyasalarında yaşanan jeopolitik gelişmelerin petrol ve doğal gaz fiyatları üzerinde belirleyici rol oynadığını ifade eden Avdagiç, enerji maliyetlerindeki artışın küresel ekonomiyi etkilemeye devam ettiğini kaydetti.

"Enflasyondaki Düşüş Faiz İndirimi İçin Alan Açıyor"

Son üç yıldır uygulanan Enflasyonla Mücadele Programı'nın ekonomide önemli kazanımlar sağladığını belirten Avdagiç, sıkı para politikasının iç talep kaynaklı enflasyon baskılarını azalttığını ve fiyatlama davranışlarında normalleşmeyi desteklediğini ifade etti.

Merkez Bankası'nın sıkı para politikasını sürdürdüğünü hatırlatan Avdagiç, küresel enflasyon riskleri, uluslararası finansal koşullar ve döviz kuru üzerindeki baskılar nedeniyle erken gevşeme alanının sınırlı olduğunu belirtti.

Bununla birlikte enflasyondaki düşüş eğiliminin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'na faiz indirimi konusunda alan açtığını ifade eden Avdagiç, mali disiplin ve yapısal reformların sürdürülmesinin ekonomik istikrar açısından kritik önem taşıdığını söyledi.

"Türkiye Ekonomik Karar Verici Merkez Ülke Olmalı"

Türkiye'nin artık yalnızca Doğu ile Batı arasında bir geçiş ülkesi olmadığını vurgulayan Avdagiç, ülkenin küresel ticaret akışlarının hızını, maliyetini ve yönünü etkileyen önemli bir ekonomik merkez haline geldiğini belirtti.

Bu vizyonun Türkiye'nin jeostratejik konumunu ekonomik ve siyasi kararları şekillendiren aktif bir güce dönüştüreceğini ifade eden Avdagiç, üretim, teknoloji ve rekabet gücüne dayalı yeni bir kalkınma modelinin önemine dikkat çekti.