Hz. Muhammed S.A.V’in Ticaret Hayatına Genel Bakış
Hz. Muhammed'in (S.A.V.) ticaret yapış şekli ve ahlakı, İslam ekonomisinin temelini oluşturan en önemli konulardan biridir. O'nun ticari hayatı, dürüstlük, güvenilirlik, kolaylık sağlama ve helal kazanç esaslarına dayanır.
Hz. Muhammed (S.A.V.), peygamberlikten önce gençlik yıllarından itibaren ticaretle uğraşmış, Mekke'nin önde gelen tüccarlarından Hz. Hatice'nin (r.a.) kervanlarını yönetmiş ve çeşitli ticari seferlere (Bahreyn, Suriye, Yemen vb.) katılmıştır. Bu dönemde bile ticari dürüstlüğü ve sözünde durması sebebiyle kendisine "el-Emîn" (En Güvenilir Kişi) lakabı verilmiştir. Medine'ye hicret ettikten sonra da hem kendisi alışveriş yapmış hem de Müslümanlar için ticari faaliyetlerin yürütüleceği, vergi alınmayan ve sabit mekan zorunluluğu olmayan bir pazar yeri kurarak ekonomik hayatı düzenlemiştir. (Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı)
Hz. Muhammed'in Ticaret Ahlakının Temel Prensipleri
Hz. Peygamber'in ticari prensipleri, Kur'an ve Sünnet ışığında, hem alıcı hem de satıcı için adaleti, dürüstlüğü ve toplumsal faydayı gözetir.
1. Dürüstlük ve Güvenilirlik (El-Emîn Olmak)
Ayıbı Açıklamak: Malın kusurunu, ayıbını müşteriye açıkça söylemeden satmak kesinlikle yasaklanmıştır. Bir keresinde buğday satan birinin malına elini daldırmış ve altının ıslak olduğunu görünce: "Aldatan bizden değildir!" buyurmuştur. (Kaynak: Müslim, İman, 164; Diyanet İşleri Başkanlığı)
Doğru Sözlü Olmak: Ticarette doğru söylemek ve güvenilir olmak, en büyük erdemdir. Hz. Peygamber (S.A.V.), "Doğru sözlü ve güvenilir tüccar (ahirette) peygamberler, sıddîkler ve şehitlerle beraber bulunacaktır" buyurmuştur. (Kaynak: Tirmizi, Büyû 4; Diyanet İşleri Başkanlığı)
Yalan Yere Yemin Etmemek: Ticari malı satabilmek için yalan yere yemin etmek veya abartılı ifadeler kullanmak yasaklanmıştır. Yalan yere yemin, malın bereketini yok eder. Hz. Peygamber (S.A.V.): "Yemin, malın rağbetini artırır, ama kazancın bereketini yok eder" demiştir. (Kaynak: Buhârî, Müslim; İnsan ve İslam)
2. Kolaylık ve Merhamet (Müsamahakâr Olmak)
Kolaylık Göstermek: Alım satım yaparken, alacağını isterken ve borcunu öderken kolaylık göstermek ve cömert davranmak teşvik edilmiştir. "Satarken, satın alırken, alacağını isterken ve borcunu öderken kolaylık gösteren bir adama Allah rahmetini ihsan buyursun!" (Kaynak: Buhârî, Büyû, 16; Diyanet İşleri Başkanlığı)
Darda Kalana Yardımcı Olmak: Borcunu ödemekte zorluk çeken kişilere zaman tanımak, hatta alacağın bir kısmını veya tamamını bağışlamak büyük sevap vesilesi sayılmıştır. (Kaynak: Müslim, Müsakat, 30; Zafer Dergisi)
3. Fahiş Fiyattan (Gabn-i Fâhiş) ve Haksız Kazançtan Kaçınmak
Fahiş Fiyat Yasağı: İslam, belli bir kâr oranını zorunlu kılmamış, kârı piyasa şartlarına bırakmıştır. Ancak müşterinin bilgisizliğinden veya zaafından faydalanarak onu aldatacak kadar fahiş bir fiyatla (gabn-i fâhiş) mal satmak caiz görülmemiştir. (Kaynak: Sorularla İslamiyet)
Karaborsa ve Stokçuluk (İhtikâr) Yasağı: İnsanların zararına olacak şekilde malı depolayıp, piyasa fiyatının yükselmesini bekleyerek fahiş fiyattan satmak yasaklanmıştır. (Kaynak: TDV İslam Ansiklopedisi)
Faiz (Riba) Yasağı: Faizli işlemlerden kesinlikle kaçınılması en önemli ticari ahlak kurallarından biridir.
Ölçü ve Tartıda Adalet: Mutaffifîn Sûresi ile de belirtildiği üzere, ölçü ve tartıda hile yapmak, eksik ölçmek veya tartmak en büyük ahlaki kusurlardan sayılmıştır. (Kaynak: Kur'an-ı Kerim, Mutaffifîn Suresi 1-3; İGİAD)
4. Sadaka ve Bereket
Sadaka ile Temizlemek: Ticaret esnasında farkında olmadan yapılan lüzumsuz sözler, küçük yalanlar ve yeminler olabileceği için tüccarlara, kazançlarını sadaka ile temizlemeleri tavsiye edilmiştir. "Ey tacirler topluluğu! Ticarette (genellikle) yalan ve yemin karışır, siz de ona sadakayı karıştırınız." (Kaynak: Ebû Dâvûd, Büyû 1; Van Postası Gazetesi)
Helal Kazanç: En hayırlı kazancın kişinin elinin emeği ve dürüst, meşru alım-satım olduğu vurgulanmıştır. (Kaynak: Müslim, Müsakat 41; Liberte)
Medine Pazarı ve Ekonomik Model
Hz. Muhammed (S.A.V.), Medine'de ticareti teşvik etmiş, Yahudilerin ekonomik tekeline karşı Müslümanlara ait bir pazar yeri kurmuştur. Bu pazar yerinde adil rekabeti sağlamış ve Müslümanların ticari tecrübelerini (Muhacirler) tarımsal birikimle (Ensar) birleştirerek şehrin ekonomik yapısını güçlendirmiştir.
Hz. Muhammed'in (S.A.V.) ticari yaşamı, sadece bir kazanç kapısı olarak değil, aynı zamanda ahlaki değerlerin ve toplumsal adaletin tesis edildiği bir alan olarak görülmesini sağlamıştır. O'nun getirdiği prensipler, asırlar boyunca tüm dünya ticaret ahlakına örnek teşkil etmiştir.
Peygamberimizin ticaret ahlakına ve medine pazarının kuruluşu ve başarısına ilerdeki yazılarımızda değinmeye devam edeceğiz.