DIŞYÖNDER’den “Made in Europe” Uyarısı: Türk İhracatçısı İçin Kritik Süreç Başlıyor

Dış Ticaret ve Yönetim Derneği (DIŞYÖNDER) Başkanı Dr. Hakan Çınar, Avrupa Birliği'nin "Made in Europe" girişiminin Türk ihracatçıları açısından önemli riskler barındırdığını belirterek, otomotivden tekstile, bataryadan makine sektörüne kadar birçok alanda firmaların AB'nin yeni kurallarına bugünden hazırlık yapması gerektiğini söyledi.

Dış Ticaret ve Yönetim Derneği (DIŞYÖNDER) Başkanı Dr. Hakan Çınar, Avrupa Birliği'nin sanayi politikası kapsamında hazırladığı Sanayi Hızlandırıcı Yasası (Industrial Accelerator Act) ve bunun temel unsurlarından biri olan "Made in Europe" girişimine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Çınar, kamu alımları ve devlet destekli projelerde Avrupa menşeli üretimi teşvik etmeyi amaçlayan düzenlemenin, gerekli hazırlıkların yapılmaması halinde Türk ihracatçıları açısından ciddi rekabet kayıplarına yol açabileceğini belirtti.

"Türkiye'nin Avrupa Değer Zincirindeki Konumu Sorgulanabilir"

Yeni düzenlemenin yalnızca teknik bir mevzuat değişikliği olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Dr. Hakan Çınar, Türkiye'nin Gümrük Birliği kapsamında hukuki olarak avantajlı görünmesine rağmen uygulamada farklı sonuçlarla karşılaşabileceğini ifade etti.

Çınar, "Masada konuşulan konu, Türkiye'nin Avrupa değer zincirindeki konumunun bir gecede sorgulanır hale gelmesidir." diyerek ihracatçıların süreci yakından takip etmesi gerektiğine dikkat çekti.

AB Yerli Üretimi Güçlendirmeyi Hedefliyor

Avrupa Birliği, imalat sanayisinin ekonomideki payını yeniden artırmak amacıyla hazırladığı düzenleme kapsamında otomotiv, çelik, alüminyum, çimento, kimya, batarya, rüzgâr türbinleri ve fotovoltaik sistemler gibi stratejik sektörlerde kamu alımları ile destek programlarında "Avrupa'da üretilmiş olma" ve düşük karbon kriterlerini öne çıkarıyor.

AB Komisyonu'nun hedefi, imalat sanayisinin Gayri Safi Yurt İçi Hasıla içerisindeki payını 2035 yılına kadar yüzde 20 seviyesine yükseltmek olarak öne çıkıyor.

Türkiye İçin Belirsizlik Devam Ediyor

AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Stéphane Séjourné tarafından açıklanan teklife göre, Gümrük Birliği veya Serbest Ticaret Anlaşması bulunan ülkelerden gelen içeriklerin AB menşeli sayılması öngörülüyor.

Bu durum Türkiye'yi ilke olarak kapsam içine alsa da kamu alımlarında uygulanacak karşılıklılık ilkesi ve nihai mevzuatın şekli nedeniyle sürecin henüz kesinleşmediği belirtiliyor.

Otomotivden Tekstile Kritik Risk

Dr. Hakan Çınar, düzenlemenin Türkiye aleyhine şekillenmesi halinde özellikle otomotiv sektörünün önemli kayıplarla karşı karşıya kalabileceğini ifade etti.

Elektrikli araçlarda uygulanması planlanan yerlilik kriterlerinin Türk otomotiv sanayisini doğrudan etkileyebileceğini belirten Çınar, gerekli hazırlıkları yapmayan şirketlerin Avrupa kamu ihaleleri ve destek programlarının dışında kalabileceği uyarısında bulundu.

Avrupalı Yatırımcılar da Etkilenecek

Çınar, düzenlemenin yalnızca Türk ihracatçılarını değil, Türkiye'de üretim yapan Avrupalı şirketleri de doğrudan etkileyeceğini söyledi.

Türkiye'nin ihracatının yaklaşık yüzde 42'sinin Avrupa Birliği ülkelerine yapıldığını, bunun önemli bölümünün Türkiye'de faaliyet gösteren Avrupalı yatırımcılar tarafından gerçekleştirildiğini belirten Çınar, Avrupa kaynaklı yatırımların zarar görmesinin hem Türkiye hem de Avrupa sanayisi açısından olumsuz sonuçlar doğuracağını ifade etti.

AB İçinde Görüş Ayrılıkları Bulunuyor

"Made in Europe" yaklaşımı Avrupa Birliği içerisinde de farklı görüşlerle değerlendiriliyor.

Fransa girişimin en güçlü destekçileri arasında yer alırken; Almanya, Hollanda, İsveç, Finlandiya, Estonya, Letonya ve Litvanya gibi ülkeler daha kapsayıcı bir "Made with Europe" yaklaşımının benimsenmesini savunuyor.

Bu önerinin kabul edilmesi halinde Türkiye gibi ticaret ortaklarının daha avantajlı bir konuma gelebileceği değerlendiriliyor.

Uyum Süreci Rekabetin Anahtarı Olacak

Dr. Hakan Çınar, Türkiye'nin kapsam içinde yer almasının tek başına yeterli olmayacağını belirterek, firmaların menşe ispatı, tedarik zinciri şeffaflığı, kayıt sistemleri, ERP altyapısı ve gümrük verilerinin AB standartlarına uyum sağlaması gerektiğini söyledi.

Özellikle otomotiv yan sanayi, tekstil, makine ve batarya sektörlerinde faaliyet gösteren şirketlerin bu sürece bugünden hazırlanmasının kritik önem taşıdığına dikkat çekti.

"Beklemek Artık Bir Seçenek Değil"

DIŞYÖNDER Başkanı Dr. Hakan Çınar, Avrupa Parlamentosu'nda düzenlemeye ilişkin müzakerelerin sürdüğünü belirterek, ihracatçıların yalnızca diplomatik süreci beklemek yerine kendi hazırlıklarını hızlandırmaları gerektiğini ifade etti.

Çınar, DIŞYÖNDER olarak tüm üyelerini ve ihracatçı firmaları menşe kuralları, tedarik zinciri yönetimi ve AB uyum süreçleri konusunda şimdiden gerekli adımları atmaya davet ederek, rekabet gücünün korunmasının proaktif hazırlıklarla mümkün olacağını vurguladı.