Bomonti Grubu Buluşmasında : Elmas Altan’dan İnşaatın Geleceğine Dair Tam Analiz

Bomonti Grubu’nun ev sahipliğinde, Başkan Tuncay Dönmez’in konuğu olarak gerçekleştirilen ve sektör paydaşlarının yoğun katılım gösterdiği özel toplantıda, SUR Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Elmas Altan inşaat dünyasına dair çok konuşulacak bir sunum gerçekleştirdi. Katılımcıların büyük bir ilgiyle takip ettiği bu önemli buluşmada Altan, sektörün dünü, bugünü ve yarınına dair kapsamlı bir perspektif sundu. 

İnşaat dünyasının temsilcileri, sektörün mevcut durumunu, kentsel dönüşümdeki tıkanıklıkları ve geleceğe dair beklentileri masaya yatırdı. Yapılan değerlendirmelerde, denetim mekanizmalarından yatırım tavsiyelerine, sektörün 2018 sonrası yaşadığı çöküşten manevi perspektiflere kadar her detay en ince ayrıntısına kadar ele alındı.

KENTSEL DÖNÜŞÜMDE GERÇEKLER: "BİZ YIKMAZSAK MEVLA YIKIYOR"

Sektör temsilcileri, mevcut denetim sisteminin tuhaf bir olanak sağlamasına rağmen istenilen hıza bir türlü ulaşılamadığına dikkat çekiyor. Bunun nedenleri arasında ülke bölgelerinin doğal korumaları, kişilerin bir araya gelme süreçleri ve borçlanma kapasiteleri gibi faktörler yer alıyor. Paranın sadece aktarılmasıyla işin bitmediğini belirten yetkililer, kentsel dönüşümü tersine döndürmek için büyük emek verdiklerini ifade ediyor.

Zorlu bir bakım sürecinde olan bir annenin yanındayken bile bu işlerin ne kadar ağır şartlar altında yürütüldüğü vurgulanırken, sonuçta bir milyon üç yüz bin metrekarelik bir alanın yıkılıp yeniden tasarlanması başarılmış durumda. Ancak genel tabloya bakıldığında, Fikirtepe örneğinde olduğu gibi devlet dahil 15 senedir içinden çıkılamayan süreçlerin devam ettiği görülüyor. Aniden dönüşümde beklentilerle hayat gerçeklerinin örtüşmediği, ancak kazanmak gerektiği belirtilerek şu uyarı yapılıyor: "Biz yıkıp yapmazsak Mevla yıkıyor; mecbur kalıp yapıyoruz."

ÜRETİM GÜCÜ VE DEVLETİN MALİYET YÜKÜ

Konuşmacı, üretim gücünün baskılanmamış olması durumunda, şu anda yıkılmak zorunda kalan ve devletin yapmak mecburiyetinde olduğu konutların dörtte birinin bu duruma düşmeyeceğini savunuyor. Bazı şeylerin maliyet olarak üstlenilmek istenmediği ancak bu durumun sonra dönüp farklı ve daha ağır bir maliyet olarak geliştiği belirtiliyor. Türkiye'nin sektör olarak önünün açık olduğu düşünülse de işlerin "ayağa dolaştırılarak" yapıldığına dair eleştiriler de mevcut. Sektörün şu anki durumu çok iyi olmasa da savunma sanayi ve bölgedeki gelişmelerle Türkiye'nin geldiği yerin önemi vurguladı.

YATIRIM İÇİN 10 YILLIK PERSPEKTIF VE "SAT-YAP" MODELİ

Elmas Altan, Yatırımcılar ve sektör paydaşları için lokasyon bazlı öneriler de odak noktalarından birini oluşturuyor. Yeni havalimanı ve Kuzey Marmara çevresi gelişim alanı olarak görülse de burada en az 10 sene ve üzeri bir süreyi göze almak gerekiyor. Şehir merkezlerinde ise Üsküdar planlarının hukuksal olarak netleştiği ve buraların yaşanabilir olduğunu ifade etti.

Elmas Altan Sektörde iş yapış şeklinin de değişmesi gerektiği; bin konutluk dev etaplar yerine 200-300 konutluk daha küçük ölçekli bölümlerle ilerlemenin şart olduğunu belirtti. Türkiye'deki modelin "yap-sat" değil, "sat-yap" modeli olduğu, makul bir kâr peşinde koşarken ölçekleri düşürmenin önemi anlattı. Avrupa Yakası'nın nüfus ve iş çevresi yoğunluğu nedeniyle son 15-20 yılda Anadolu Yakası'ndan biraz daha aktif olduğu, ancak Ataşehir Finans Merkezi gibi projelerle Anadolu Yakası'nın da çok ciddi bir zenginlik kazandığını dile getirdi. Ayrıca Anadolu'da Aksaray ve Antalya gibi bölgelerin de yatırım için uygun olduğunu not düştü.

SEKTÖRÜN ÇÖKÜŞÜ VE GENÇ GİRİŞİMCİLERE MANEVİ TAVSİYELER

Elmas Altan, Sektörün aslında 2018-2019 döneminde zaten bir "çöküş" yaşadığı ve pek çok bilinen markanın bu yangından çıktığı gerçeğiyle yüzleşilmesi gerektiğini ifade etti. 

Elmas Altan İşe nasıl başladığını ise şu cümlelerle anlattı; Genç mimarlara ve girişimcilere hitaben, 35 yıl önce 5 bin dolar borçla ve ofis mobilyalarımızı aldık, sonra da Allah Kerim dedik, yola revan olduk. Nasip, kısmet neyse olur. Allah'ın takdir ettiği biliniyor mu? Gayret. Allah dilediğinin ayağına rızkı serer, dilediğini de kısıtlar. Rızkın Allah’ın takdirinde olduğunu (''Vallâhu yebsutu-rrizka limen yeşâu ve yakdir'') ayetiyle biliyoruz, asıl meselenin gayret göstermek ve faydalı olmaya niyet etmek olduğunu vurguladı.

Dijital dünyanın etkisiyle gençlerin beklentilerinin "bir koyup beş alma" noktasında çok yükseldiği, ancak gerçek hayatta başarının birikimle ve ölçülü çalışmakla geldiği belirten Altan; Başarının kökeninin inanmak ve gayret etmek olduğu, taahhüt işlerinin kârsızlığı karşısında sermaye birikimiyle birlikte daha sermayeli işlere yönelmenin mantıklı olduğunu tavsiye etti.

KONUT TALEBİ: Z KUŞAĞI EFSANESİ VE İNCE MODELLERİ

Elmas Altan, 2002'den bu yana dünyada ve Türkiye'de mülkiyet artış hızının değiştiği gözlemlense de Türkiye'de konut talebinin düşmediği, aksine bir artış olduğunu belirtti. Yılda yaklaşık 750 bin kişinin evlenip boşandığı bir ülkede ihtiyaç bitmiyor. Ancak asıl sorunun insanların bu konutlara erişimi ve finansmanı. "İmece" ve “Evim” modelleri gelir seviyesi makul insanlar için önemli bir kaynak sağlıyor.

Konut sahipliği oranı %56-57'lere düştü, %27'lik bir kiracı kitlesi ise ev sahibi olmak istiyor. Finansman sorununa çözüm olarak "İMECE modeli", "Evim modelleri" ve "Karz-ı Hasen" (faizsiz ödünç) modellerinin üretilmesi gerekiyor. Yapılan araştırmalara göre, Türk insanı için konut hala birinci tercih. Z kuşağının ev istemediği yönündeki görüşlerin "palavra" olduğu, herkesin hala bir, hatta yatırım amaçlı ikinci bir konut sahibi olmak isteği devam ediyor.

İnşaat sektörü ortadan kalkmıyor; ancak geçmişteki aşırı heveslerden arınmış, daha makul hızlarla ve doğru hesap kitaplarla yoluna devam ediyor. Deneyimler, bu sürecin bir kitap bilgisi değil, bizzat yaşanmışlıkların sonucu olduğunu ortaya koyuyor. "Dünyada mekan, ahirette iman" düsturuyla, sektörün geleceğine dair umutlu ama temkinli bir duruş sergileniyor.

Bomonti Grubu Başkanı Tuncay Dönmez’in sağladığı bu vizyoner platformda gerçekleştirilen sunum, yoğun katılım gösteren tüm sektör paydaşları için rehber niteliğinde bir kaynak oluşturdu. Elmas Altan’ın tecrübeye dayalı analizleri, inşaat dünyasının içinden geçtiği bu kritik dönemde yeni yol haritalarının belirlenmesine büyük katkı sağladı.