BAYRAMIN BİLİNCİNDE OLMAK
Ramazan manasını idrak eden için çok derin bir ay. Ramazan bereket ayı. İftarı, sahuru, ezanı, telaşı ile bir ramazan bayramına daha idrak ediyoruz.
Bayramlar tatil gibi görüldüğünden bu yana bayramın ruhundan, özünden, gelenekten uzaklaştık. Herkes şikayetçi ama bayramın “tatil” algısı da herkesin işine geliyor. Yani şikayette samimiyeti sorgulamak gerek.
Ramazanın özünü unutunca, belki de bayramın tatil olarak algılanmasını da yadırgamamalı. Sonuçta her durum birbirine bağlı.
BAYRAMLAR BARIŞMA ZAMANI
Bayram küs ve kırgınların barışma zamanı.
Küçükler büyüklerin yanına gider, arar, ya da aracılar, akrabalar, tanıdıklar küsleri barıştırır. Eski bir gelenek. Bayramda küs olunmaz, iyi ve olumlu iletişim kurulur. Bayram barışmak için, iletişimi sürdürmek için fırsatıdır. Barıştıracak kimse yoksa küsler, dargınlar kendileri birer adım atarlar ve barışırlar.
Bu dünya kimseye kalmayacağına ve ne zaman gidileceği belli olmadığına göre bayramlar helalleşme zamanıdır.
Ramazan ayını bütün hassasiyeti ve layıkı ile yaşayabilene ne mutlu. Elbette herkes ibadetinde kendinden sorumlu.
İSRAF
İftar sofraları ise başkalarını da ilgilendiriyor. Ramazan başında iftar sofralarının israf ve gösterişinden bahseden bir yazı yazmıştım bu mecrada.
Gösterişli iftar sofralarını bu ramazan ayında yine gördük. İftar daveti geleneğinin devamı güzel ama görüntüler güzel değildi. Şurada, burada iftardayım fotoğrafları iftar öncesi dolu masalarla yine paylaşıldı.
Bu tür fotoğraflarda aklıma ilk gelen gıda israfı oluyor. Üstü çeşitli yiyecek dolu sofralar herkesin dikkatini çekmiştir. Bu durum hem davet verene hem de davet edilene yani ikram edene de yiyene de zarar.
Gıda gibi kıymetli bir değer nasıl israf edilebilir? Sadece Ramazanda değil her zaman bu konuda hassas olunması gerekiyor.
İftar gibi bir değer nasıl gösteriş haline gelebilir?
Bir insan o kadar yiyeceği bir anda tüketerek kendine nasıl zarar verebilir?
Üstü bezenmiş iftar masalarını paylaşmak hangi görgü kuralıyla açıklanabilir?
Tüketilemeyecek o kadar yemek masaya neden konur? Gözü tok olan zaten midesini de az bir yiyecek ile doyurur.
Sadece müşteriler değil, restoranlarda bu konuda dikkat etmeli. Ama ramazan ve iftarlar daha fazla para kazanma zamanı değil mi?
Dini bir değeri gösteriş haline getirmek dine ne kadar uygundur? Konunun bilenleri cevaplayabilir.
Ramazanda israfın arttığı bilinen bir gerçek. Dilerim gelecek ramazanda bu konulara daha iyi dikkat edilebilir. Bu konuları defalarca yazdım, yazmaya devam edeceğim.
Sözün özü; Ramazan bayramını ne kadar hak ediyoruz? İsrafı azaltabiliyor muyuz? Dargınları barıştırabiliyor muyuz? Barışmak için bir adım atmaya cesaretiniz var mı? Bayram bahanesi, bereketi ve enerjisi ile ha gayret. Sağlıklı bir bayram diliyorum.
Not: Bu yazı yazarı tarafından organik zeka ile yazılan özgün bir yazıdır.
Öğr. Gör. Tümay MERCAN
Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım B./ Yönetim/İletişim Danışmanı tumaymercan@hotmail.com Twitter: @tumaymercan /Facebook: Tümay Mercan İnstagram: @mercantumay Linkedin: Tümay Mercan
YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece www.loncahaber.com ’a link verilerek kullanılabilir. Alıntıda kaynak gösterilmelidir. Aksi takdirde kanuni işlem yapılacaktır.