AB Uygulamıyor, Türkiye Yasaklıyor: Aynı Ürün Avrupa’ya İhraç Edilirken İçeride Yasaklanıyor
Türkiye’de “tek kullanımlık plastikler” başlığı altında gündeme getirilen yasakçı düzenleme yaklaşımı, çevre politikası gibi sunulsa da gerçekte çok daha büyük bir sonucu tetikleme riski taşımaktadır: sanayinin daralması, istihdamın zayıflaması, ihracatın düşmesi, enflasyonun artması ve vatandaşın günlük hayatının pahalanması.
Daha vahimi ise şudur: Avrupa Birliği, son yıllarda aşırı düzenlemelerin kendi sanayisinin rekabetçiliğini zayıflattığını yaşayarak gördüğü için birçok başlıkta erteleme, yumuşatma, revizyon ve sadeleştirme yönüne giderken; Türkiye’nin bugün, AB’nin beş yıl önce yaptığı ve bugün düzeltmeye çalıştığı aynı yanlışa yönelmesi kabul edilemez. Sorun plastik değil, atık yönetim sisteminin kurulamamış olmasıdır; çözüm de yasak değil, akıllı dönüşümdür.
AB bugün 27 ülkeden oluşmaktadır ve Türkiye bu ülkelerin yaklaşık 20’sine “Plastik tek kullanımlık” olarak tanımlanan hijyen plastik ürünleri ihraç etmektedir. Bu veri tek başına şunu açıkça ortaya koymaktadır: Eğer bu yasaklar sahada tam uygulanıyor olsaydı, Türkiye’nin bu ülkelere ihracatının devam etmesi mümkün olmazdı. Kanun yapıcıların yalnızca Ticaret Bakanlığı verilerine bakması dahi, Avrupa’da bu yasakların pratikte uygulanmadığını açık ve net şekilde gösterecektir. Bugün Avrupa’nın yönü nettir: Yasak değil, döngüsel ekonomi ve rekabetçi sanayi. Türkiye’nin ise, Avrupa’nın terk etmeye başladığı bu yaklaşımı gecikmeli ve daha sert şekilde uygulamaya çalışması, stratejik bir hatadır.